Semah Ayini
Alevî-Bektâşî ceminin müzik-hareket parçası; kadın-erkek canların saz eşliğinde dairesel-dönüşlü vecd dansı; Kırklar Meclisi'nin sembolik tekrarı.
Semah Ayini
Tanım
Semah (Arapça semâ' — işitmek, dinlemek kökünden, Alevî-Bektâşî söyleyişinde dönüşmüştür), cem ayininin müzik-hareket parçasıdır: Zâkirin saz eşliğinde okuduğu deyişler doruk noktasına ulaştığında, kadın ve erkek canlar el ele ya da koltuk koltuğa, dairesel bir koreografi içinde döner; bu hareket-vecd birleşimi, hem Kırklar Meclisi'nin sembolik tekrarı hem de bireysel-toplu mistik dönüşümün bedenselleşmiş ifadesidir.
Semah, soyut bir kavram olarak "dans" değil; erkân (yol) olarak adlandırılan ritüelin omurgasıdır. "Semah dönmek" Alevî dilinde "ibadet etmek"in eşanlamlısıdır. Dönenler için semah profan bir performans değil, sakral bir yükümlülüktür; izleyenler için ise bir gözlem değil, manevi katılım eylemidir — cemaat semah eden canların etrafında oturup "Hû" zikriyle eşlik eder, vecdin enerjisini ortak alanda büyütür.
John Birge, The Bektashi Order of Dervishes (1937) eserinde semahı şöyle betimler: "Semah, Bektâşînin teolojisini, ahlâkını ve duygusunu tek bir bedensel kompozisyonda dile getirir. Sözle anlatılamayanı, semah söyler." İrène Mélikoff ise Hacı Bektaş: Efsaneden Gerçeğe (1998) çalışmasında semahın özgüllüğüne, özellikle karma-cinsiyetli formuna vurgu yapar: "Sünnî dünyada eşi olmayan bu kadın-erkek birlikte vecd dansı, Alevîliğin Türk-Şamanik mirasının en açık göstergesidir."
Tarihsel Kökenler
Kırklar Meclisi Mitosu
Alevî yolunun kurucu anlatısı Kırklar Meclisidir. Mîraç dönüşü Hz. Muhammed, kapısı kapalı bir meclise rastlar; içeri girmek ister. Meclisten ses gelir: "Sen nesin?" Muhammed: "Peygamberim." "Burada peygamber işi yoktur, geri dön." Üçüncü gelişinde: "Ben de bir Fakirim" der; içeri alınır. İçeride Ali dahil kırk kişi vardır, hepsi birbirinin sırrı: birinin parmağı kesilse hepsinden kan akar. Selman-ı Fârisî bir üzüm tanesi getirir; Ali ezer, engür şerbeti (kırkların şarabı) olur. Bir damla içen, hep birlikte mest olur ve dönmeye, semaha kalkmaya başlarlar.
Bu mitos, semahın iki ana ilkesini kurar:
- Birlik: "Kırk kişi bir vücut" — semah dönenler tek beden gibi hareket eder; bireysellik geçici olarak feshedilir, Fena'ya benzer bir hal yaşanır. Hızlanan dönüşte semah eden canlar kendilerini ayrı bireyler olarak değil, dönüşen dairenin parçaları olarak deneyimler.
- Eşitlik: Peygamber bile "ben de bir fakirim" diyerek meclise girer; semahta dede-can, kadın-erkek, yaşlı-genç arasında hiyerarşi bedensel olarak çözülür. Bu, salt felsefi-doktriner bir eşitlik söylemi değil; performatif, görünür, dokunulan bir eşitliktir.
Mitik öyküde Selman-ı Fârisî'nin (Hz. Muhammed'in İranlı sahabesi, Anadolu'da Selman Pâk olarak da anılır) ayrı bir rolü vardır — onun getirdiği üzüm, kırk kişiyi mest eden iksiri sağlar. Bu detay, İran-Türk-Arab kültürlerinin Alevî sentezindeki birlikteliğini de simgeler.
Şamanik Köken Hipotezi
İrène Mélikoff'a göre semahın dairesel-dönüşlü hareketi, eski Türk-Mongol şamanik kam danslarının bir uzantısıdır. Kazak, Kırgız ve Yakut şamanlarının ateş etrafındaki transik dönüşleri, Anadolu'ya gelen Türk boylarıyla heterodoks İslâm'ın içine taşınmış olabilir. Özellikle kadın-erkek birlikteliği — Sünnî İslâm pratiğinde alışılmadık bir özellik — Türk şamanizminin cinsiyet eşitliği geleneğinin izi olarak yorumlanır.
Bu hipotez akademik tartışmaya açıktır. Bazı çağdaş araştırmacılar (örn. Erkan Türkmen, Reha Çamuroğlu) Mélikoff'un Türk-Şamanik vurgusunu metodolojik olarak abartılı bulur; onlara göre semahın kökeni daha çok geç antik Anadolu pagan dansları (Kibele kültü, Dionysos mistikleri) ve erken Sufi raks-pratiği kavşağında aranmalıdır. Tartışma, akademik tarih yazımının doğası gereği uzlaşmaya kavuşmuş değil; muhtemelen semah çoklu kökenlerin sentezidir.
Erken Bektâşî Kaynakları
Vilâyetnâme-i Hacı Bektaş Veli (XV. yüzyıl) Hacı Bektaş Veli'nin Sulucakarahöyük'te (bugünkü Hacıbektaş) güvercin donunda gelip kerameti açtığı meclisleri anlatır. Buyruk metinleri ve XVI. yüzyıl Bektâşî nefesleri semahı bir liturjik form olarak çoktan kabul eder.
Velâyetnâmenin önemli bir pasajında Hacı Bektaş'ın Anadolu'ya geldiği zamanki Karahöyük'te düzenlenen cemlerden bahsedilir; ozanların saz çalıp deyiş okuduğu, canların "Hû" zikrine girip semah döndüğü betimlenir. Bu, bugünkü cem-semah liturjisinin XIII.-XV. yüzyıllar arasında oluşmuş olduğunu gösterir.
Balım Sultan (ö. 1516, İkinci Pir olarak anılan Bektâşîliğin sistematizatörü) döneminden itibaren semah daha sıkı kurallarla, daha standartlaşmış formlarla yapılmaya başlanır. Balım Sultan'ın getirdiği reformlar arasında semah hareketlerinin disiplini, tempo geçişlerinin kuralları, kıyafet ve eşlik ritmlerinin standardı sayılabilir.
Yapı ve Koreografi
Semah üç ana evreden geçer; bu evreler bir Yoga uygulamasının pranayāma-āsana-dhyāna sıralamasına işlevsel olarak paraleldir:
1. Ağırlama
Yavaş tempolu açılış. Saz ritmik bir düvâz-imam veya nefes okur. Canlar postlarından kalkar, dede önünde darâ durur (eğilerek niyaz alır), meydana çıkar. Hareket küçük ve mütevazıdır: iki kol yana açık, sağ el yukarı (Hak'tan alma), sol el aşağı (halka verme) — kabz-bast (kasılma-genişleme) prensibi.
Ağırlama evresi metafizik olarak "hazırlık ve niyet" aşamasıdır; semah edecek can, dünya zihninden ritüel zihne geçiş yapar. Bedensel olarak da bu evre kasları yavaşça uyandırır, dengeyi kontrol eder, baş dönmesine karşı bedeni kalibre eder. Tecrübeli semahçılar ağırlama evresinde nefes ritmini ezgi ritmine senkronize etmeyi öğrenirler — bu, ileri evrelerdeki vecdin dengeli yönetilmesinin temelidir.
2. Yürütme
Müzik tempolanır. Canlar dairesel bir hareketle saat yönünün tersine (kalbin tarafı içte) döner. Bu anti-saatyönü dönüş önemlidir: zamanın akışına ters, içsel bir zamana açılış sembolize edilir. Mevlevî Sema'sındaki dervişlerin saat yönünün tersine dönüşüyle aynı kozmolojik mantığı paylaşır.
Yürütme evresinde semahçılar arasındaki gözle iletişim devreye girer. Hızlanma kararı dededin veya en kıdemli semahçının jestiyle alınır; semahçılar birbirinin tempoğunu, gözlerini, nefeslerini takip eder. Bu, koreografi olarak "dansçılar arası senkronizasyon" gerektirir — bu da yıllarca süren pratiğin meyvesidir. Bir semah grubu, ancak yıllarca birlikte dönmüşse mükemmel akışkanlığa ulaşır.
3. Çark / Hızlanma
Müzik doruk noktasına çıkar. Dönüşler hızlanır, kollar gerilir, kimi semahlarda çift çark (eşli dönüş) eklenir. Vecd hâli (cezbe) bu evrede yoğunlaşır; bazı canlar gözlerini yumar, kimi hayhuylara katılır. Dede gerekirse hızı düzenler — vecd kontrol dışına çıkmamalıdır, çünkü semah disiplinli bir vecdir.
Çark evresinin fizyolojik etkileri de incelenmiştir. Vestibüler sistem (iç kulak denge organı) sürekli dönüşle özgün bir uyaranla karşılaşır; bu durum trans benzeri bir bilinç hâli üretebilir. Mevlevî dervişlerinin sema'sı üzerine yapılan modern nörolojik çalışmalar (örn. Andrew Newberg'ün araştırmaları) benzer fenomeni semah için de varsayar: prefrontal korteks aktivitesinin azalması, sınır-bütünleştirici alanların aktivitesi, default mode network'ün değişimi. Mistik gelenek bunu fena (kendi kayboluşu) olarak adlandırır.
Semah sonunda canlar yavaşlayarak postlara döner, niyazlaşır. Genelde bir semah seansı 5-15 dakika sürer; bir cem ayininde 2-4 ayrı semah olabilir. Bazı uzun cemlerde, özellikle düğün-bayram cemlerinde, semahlar zincirlenir ve toplam yarım saati aşar.
Semah Çeşitleri
Semah, bölge ve dedebabalık zincirine göre çeşitlilik gösterir. Önemlileri:
Kırklar Semahı
Ana semah; mitik Kırklar Meclisi'nin temsili. Genellikle cem ayininin doruk noktasında dönülür. Saz ezgisi tüm Anadolu'da büyük ölçüde benzerlik gösterir; metin düvâz-imam (On İki İmam övgüsü) içerir. Kırklar semahı törenlerin "resmi" semahıdır — yerel varyantlardan bağımsız olarak hemen her cemde dönülür.
Turnalar Semahı
Pir Sultan Abdal'a atfedilen "Hazret-i Şah'ın avazı / Turna derler bir kuştur" deyişi üzerine dönülür. Turna (turna kuşu) ilahi haberci sembolüdür; kuşların gökyüzündeki katarı, semah dönenlerin yeryüzündeki dairesel formuna izomorftur. Tunceli (Dersim) bölgesinde özellikle önemlidir.
Turnalar semahının doktriner alt metni şöyledir: Turnalar, Hz. Ali'nin haberini getiren gönüllerdir; her dönüşte semahçılar bu "yüksek haber"i bedenleriyle alır. Pir Sultan Abdal'ın bu deyişinin XVI. yüzyıl Osmanlı baskısı altında yazıldığı düşünülürse, turna sembolü siyasi-mistik bir kod olarak da işlev görür: turnalar Anadolu'ya Şah Hatâyî'den (İran Safevî hükümdarı) haber getirir.
Tahtacı Semahı
Toros ve Ege bölgesindeki Tahtacı Alevî topluluğunun semahı; daha yavaş, daha melodik, ağaç-orman temasını öne çıkaran bir form. Mut, Antalya, Aydın bölgelerinde. Tahtacılar tarihsel olarak ağaç kesicisi göçebe topluluklardır; bu yaşam tarzı ile orman-doğa temaları semahın motiflerine yansır.
Hubyar Semahı
Orta Anadolu'da, Tokat-Sivas yöresinde Hubyar Sultan dedeleri etrafında gelişmiş özgün bir semah. Hareketler daha topraklı ve sade. Hubyar Sultan (XVI. yüzyıl) bu yöre Alevîliğinin pîridir; onun ocağına bağlı dedeler ve canlar kendine has bir liturjik form geliştirmiştir.
Hızlı Çark Semahı
Genelde gençlerin döndüğü, hızlı tempolu, akrobatik unsurlar içeren tip; gösteri-cemlerde sıkça sergilenir. Bu tip, modern sahne uyarlamasında oldukça öne çıkar — folklor toplulukları sıkça hızlı çark semahını sahne için tercih eder.
Düşman Semahı / Erkân Semahı
Görgü ceminin sonunda, barıştırılan iki canın birlikte döndüğü semah; barışın bedensel mührüdür. Daha önce dargın olan iki can el ele tutuşup birlikte semaha kalktığında, sözlü-yasal barışmanın ötesinde bedensel-vecdsel barış sağlanır. Bu, semahın sosyal-terapötik işlevinin doruk örneğidir.
Cenaze Semahı
Özellikle yaşlı ve saygın bir canın vefatından sonra, anma ceminde dönülen ağır tempolu, mersiye eşlikli semah. Cenaze semahı yas duygusunu ifade eder; bazı yörelerde hiç dönülmez (yas zamanında semah uygun bulunmaz), bazılarında ise ölümün de Hak'a dönüş olduğu vurgulanır.
Karşılaştırmalı Perspektif
Mevlevî Sema (Whirling Dervishes)
Semah ve Sema yapısal kuzendir; aynı Arapça semâ' kelimesinden gelir. Ancak ayrılırlar:
| Boyut | Semah (Alevî-Bektâşî) | Sema (Mevlevî) |
|---|---|---|
| Katılım | Topluca, dairesel grup | Bireysel, kendi etrafında |
| Cinsiyet | Karma | Yalnız erkek (klasik) |
| Kıyafet | Günlük / cepken | Tennure-sikke (tören kıyafeti) |
| Müzik | Saz (bağlama) | Ney-kudüm-rebab |
| Tempo | Değişken, hızlanan | Sabit, ölçülü |
| Doruk | Topluca vecd | Bireysel Fena |
| Liderlik | Dede + zâkir | Postnişin + naatçı + neyzen |
| Mekan | Cem evi (köy meydanı) | Semahane (kentli tekke) |
Mevlevî dervişi kendi ekseninde döner — Şems'in güneşi etrafında Mevlana'nın gezegen oluşunun sembolü. Alevî semahçısı ise dairenin parçasıdır; birey, Kırklar'da erir. Bir başka deyişle: Mevlevî sema bireyin Hak'la birleşmesinin koreografisi, Alevî semah topluluğun (Kırklar olarak) Hak'la birleşmesinin koreografisidir. İki yol — bireyselleşmiş mistisizm ile toplulukçu mistisizm — aynı Sufi köke uzanır.
Mevlevî sema ayrıca Mevlevî sema törenlerinin (Konya, 17 Aralık Şeb-i Arûs törenleri) UNESCO koruması altında olmasıyla da semahın UNESCO tescil sürecinden farklılaşır. Sema, devlet-onaylı klasik Türk-İslâm kültürünün sembolü olarak Türkiye Cumhuriyeti tarafından desteklenmiştir; semah ise tarihsel olarak heterodoks bir form olarak benzer destekten yararlanamamıştır.
Hindu Garba / Rasa-Lila
Gucerat'ın garba dansı ve Caitanya'nın rasa-lila (Krishna ile gopîlerin dansı) ile semah arasında derin benzerlikler vardır:
- Dairesel form
- Müzik-dans-vecd birleşimi
- Kadın-erkek katılım
- İlahî merkez (Krishna / Hak-Ali) etrafında dönme
Bhakti geleneğinde rasa-lila kozmik bir oyundur; semah da Kırklar Meclisi'nin yeniden oynanması anlamında Lila-benzeri bir karaktere sahiptir. Krishna'nın rāsa-mandalasında her gopî, Krishna'nın kendisiyle danstadır — birey-Tanrı birliği toplu formda yaşanır. Alevî semahında her can, Kırklar'ın bir parçası olarak Hak'la dansındadır — paralelizm dikkat çekicidir.
Garba dansı, Hindistan'ın Gucerat eyaletinde Navrātri festivalinde yapılan dairesel kadın-erkek karma dans formudur. Hız değişimleri, davul ritmindeki yoğunlaşma, vecdsel doruğa varış — yapısal olarak Alevî semah ile aynı dramatik eğriye sahiptir. Carl Ernst, Words of Ecstasy in Sufism (1985) eserinde, böyle dünya çapındaki dans-vecd formlarının ortak fenomenolojisi üzerine durur.
Sufi Hadra (Kuzey Afrika)
Fas, Cezayir Sufi tarikatlarının hadra ayini — özellikle Kadirîliğin Aissâwa kolu — toplu nefes-zikir-hareketle vecde geçişte semaha benzer. Ancak hadra cinsiyetayrımlıdır ve dönüşten çok salınımlıdır. Hadra'nın bedensel sözlüğü daha çok lineer hareket (öne-arkaya, yukarı-aşağı), grupça ritmik zıplama, hızlı nefes alıp verme (hizz) üzerine kuruludur. Alevî semahının dairesel-dönüşlü grameri ile hadra'nın lineer-zıplayıcı grameri ayrı koreografik aileler oluşturur, ama aynı vecdsel hedefi paylaşır.
Hasidik Tanzschritte
Hasidik Yahudilikte rebbe etrafında erkeklerin daire çevirerek yaptığı dans; özellikle Simchat Torah'da. Müzik-vecd-cemaat birliği aynı tipolojinin Aşkenaz formudur. Hasidik dansların özelliği: nigun (sözsüz mistik melodi) eşliğinde, kollar yukarda, daire içinde topuk-parmak hareketi; bazen dairenin merkezinde rebbe oturur, çevresinde müridler döner. Bu, Mevlevî sema'sının (postnişin etrafında çark) ve Alevî semahının (dededin etrafında daire) birleşik bir formudur.
Şamanik Trans Dansı
Sibirya Tungus, Sami, Kuzey Amerika Lakota şamanlarının davul-trans-dans dizisi semahın kadim katmanını oluşturabilir. Vecdin disiplinli yönetimi (dede kontrolünde) modern semahı saf şamanik vecdten ayırır. Şaman trans dansı genelde bireysel bir performanstır (şaman tek başına ruhanî yolculuğa çıkar); semah ise topluluk dansıdır. Bu yapısal fark, Mélikoff'un "şamanik kalıntı + İslâmî sentez" tezini de açıklar: kadim şamanik bireysel-trans, İslâm-Sufî çerçevede topluluk-trans formuna dönüşmüştür.
Çağdaş Ekstatik Dans (5Rhythms vb.)
XX. yüzyıl ikinci yarısında Batı'da gelişen ecstatic dance hareketleri (Gabrielle Roth'un 5Rhythms, Open Floor vb.) semahın bazı yapısal özelliklerini farkında olmadan tekrar eder: dairesel form, hızlanan tempo, vecdsel doruk, sosyal birlik. Roth'un sisteminin Sufi kökenleri açıkça itiraf edilir; modern Batı'nın "mistik dans" özlemine semah'ın eski cevabı, çeşitli yansımalarla geri döner.
Sembolizm
Semahın hareket sözlüğü zengin bir sembolizm içerir:
- Sağ el yukarı: "Hak'tan aldım" — ilahî feyz almak.
- Sol el aşağı: "Halka verdim" — alınanı cemaate aktarmak. Bu kabul-veriş devresi semahın ahlâkî özüdür. Semah eden can sadece kendi vecdiyle ilgilenmez; aldığı feyzi topluluğa dağıtır.
- Anti-saatyönü dönüş: Zamanın profan akışına ters, kozmik orijine dönüş. Yeryüzü saat yönünde döner; cennet ise ters yönde, derler Bektâşîler.
- Dairesel form: Tevhid; başlangıçsız-sonsuz birlik. Düz çizgi (sıralı namaz) cemaat hiyerarşisinin ifadesi iken daire eşitlikçidir.
- Yere bakmama: Semahçı gözünü dededen, semah arkadaşından ve içinden geçen ezgiden almaz; toprağa bakmak "düşüş"tür. Bu detay önemlidir — Sünnî namâzda secde toprağa kapanırken, semahta toprağa bakmama vecdin yukarı yönelimini imler.
- Çıplak ayak: Kutsal mekânın saygısı; ayrıca topraklama (grounding) işlevi — vecd dengeli kalsın diye. Semahçılar çıplak ayakla dönerek toprak temasını korurlar; bu, sembolik olduğu kadar pratik bir önlemdir, dönme sırasında ayakkabı kayganlık riski yaratır.
- Saç-Hilkat: Kadın semahçılarda saçın açık olması, namus kavramının dini sınırlarının aşıldığı belirtisidir; Sünnî pratikte saç kapatılırken, semahta kadın saçlarıyla, dönüşle birlikte hareket eden saçlarıyla kabul edilir. Bu, Alevî kadın kimliğinin temel ifadelerinden biridir.
Modern Yansımalar
UNESCO Tescili
2010'da UNESCO, Türkiye'nin başvurusuyla semahı İnsanlığın Somut Olmayan Kültürel Mirası listesine aldı. Bu, semahı Türkiye'de bir devlet-tanınmış kültürel form olarak yerleştirdi; ancak Alevî çevreler eleştirdi: "semah bir dans değil ibadettir; UNESCO laik bir kategorileştirme yapıyor." Tescil ayrıca semahın korunmasını ve tanınırlığını artırdı; ama aynı zamanda "folklor" kategorisine itelenmesi tehlikesini de doğurdu.
Sahne Semahı
1980'lerden itibaren semah sahneye taşındı: Kültür Bakanlığı folklor toplulukları, Grup Yorum gibi türküler-müzik grupları, Erdal Erzincan-Arif Sağ-Musa Eroğlu gibi sazlar semahı konser-festival formatında sundu. Bu, semahı tanınır kıldı ama liturjik bağlamından kopardı: sahnedeki semah bir gösteri, cemdeki semah bir ibadettir.
Sahne semahı'nın bir sorunu da koreografik standardizasyondur: folklor toplulukları belirli yörelerin (özellikle Sivas-Kayseri-Yozgat üçgeninin) hızlı çark semahını tercih eder, böylece daha az tanınan yöresel varyantlar (Tahtacı semahı, Hubyar semahı, Dersim semahı) görünmez kalır. Bu, kültürel çeşitliliğin merkezileşmesidir.
Eğitim Kurumlarında Semah
Bazı belediyeler ve Cem Evi dernekleri çocuklara semah öğretimi başlattı: hareketin teknik unsurlarını korumak, vecdin ruhsal boyutunu aktarmak. Kuşak aktarımı tartışmalıdır — şehir çocukları semahı folklor mu ibadet mi olarak alıyor?
İstanbul'da Cem Vakfı, Hacı Bektaş Veli Anadolu Kültür Vakfı gibi kurumlar düzenli semah dersleri verir. Üniversitelerin Türk Halk Müziği bölümleri (İTÜ, Hacettepe vb.) zâkirlik ve semah pratiği üzerine akademik dersler içermektedir. Bu pedagojik kurumsallaşma, semah'ı yaşayan halk pratiğinden uzaklaştırarak "öğrenilmesi gereken bir bilgi" olarak yeniden konumlandırır.
Akademik İlgi
Martin Stokes'un The Arabesk Debate (1992) içinde semahın müzikolojik analizi; Markus Dressler'in çalışmalarında semahın ulus-devlet inşasındaki kültürel yeri; Élise Massicard'ın siyasal antropolojisi semahı çoklu okumalara açar. Türk müzikolojisinde Ayhan Erol'un Türk Pop Müzik Tarihi ve semah müziğinin pop kültürle ilişkisi üzerine yazıları ilgi çekicidir. Müzikolog Banu Mustan Dönmez ise semahın ritmik analizini yapan önemli bir akademisyendir.
Diyaspora
Alman, Avusturya, İsviçre Alevî dernekleri semah ekipleri kurar; özellikle 21 Mart Newroz ve Hacı Bektaş etkinliklerinde semah, kolektif kimliğin görünürlüğü olarak işlev görür. Berlin, Köln, Frankfurt'ta Alevî gençleri yıllarca eğitilerek yarışmalı semah gösterilerine katılırlar; bu, diasporada "Alevî gençlik kimliği"nin önemli bir kuruluş öğesidir.
İngiltere'de, ABD'de ve Avustralya'da daha küçük Alevî toplulukları semah pratiğini koruyor. Sosyal medyada (özellikle YouTube ve Instagram) genç dededebabalar ve cem evi koordinatörleri kısa semah videoları paylaşır — bu görsel-dijital arşiv, yeni kuşağın semah'a erişiminin başlıca kanallarından biridir.
Reform Tartışmaları
XXI. yüzyıl başında bazı reformist Alevîler, semahın gender-equality boyutuna daha aktif vurgular yapıp, kadın semahçıların ön plana çıkarılmasını destekler. Geleneksel köy ceminde kadın semahçılar zaten katılır, ancak kentli reformist Alevî söylemi bu bedensel eşitliği siyasi bir slogan olarak da kullanır: "Semah, İslâm'a karşı kadın özgürlüğünün Anadolu'lu deliğidir." Bu retorik tartışmalıdır; daha gelenekçi Alevîler semahın siyasileştirilmesinden hoşlanmaz.
Sonuç
Semah, Alevî-Bektâşî maneviyatının bedenleşmiş zirvesidir. Doktrinler, deyişler, mitoslar, törenler bu beş-on dakikalık dairesel harekette sıkışır ve kelimesiz açılır. Mevlevî Sema'sı bireysel mistik yolculuğun haritası ise, semah toplumsal mistik birliğin haritasıdır; biri tek-dervişin Hak'la birleşmesi, diğeri kırkların aynı bedende erimesi. İkisi de Anadolu'nun aynı topraklarından doğan, aynı ihtiyacın iki ayrı çiçeklenmesidir: gövdede dile gelmeyenin, harekette söyletilmesi.
İrène Mélikoff'un ve John Birge'in çalışmaları, semahı tek bir kategoriye (sadece dans, sadece ibadet, sadece folklor) sıkıştırmamayı öğretir. Semah bunların hepsidir ve hiçbiri değildir; o, kendine has bir maneviyat formudur. Hindu garbasından Mevlevî semasına, Hasidik nigun-dansından şaman kam danslarına uzanan küresel "vecdsel dans" tipolojisinin Anadolu örneği olarak, semah hem yerli hem evrensel bir formdur. UNESCO tescili ve modern reform tartışmaları arasında, semah hâlâ köy cemlerinde sahici bir liturji olarak yaşamakta — ve oradaki canlılığıyla, modern dünyanın "bedensel olmayan dindarlık" eğilimine karşı kendine has bir mukabele oluşturmaktadır.