Shikantaza (Sadece Oturmak)
Sōtō Zen geleneğinin merkezî pratiği: Dogen Zenji'nin sistemleştirdiği, hedefsiz ve nesnesiz bir farkındalık halinde 'sadece oturmak' — pratiğin kendisinin aydınlanmanın ifadesi olduğu, araç-amaç ikiliğini aşan meditasyon disiplini.
Shikantaza (Sadece Oturmak)
Tanım ve Etimoloji
Shikantaza (只管打坐), Dogen Zenji'nin (1200-1253) Japon Sōtō Zen geleneğinde sistemleştirdiği temel meditasyon pratiğidir. Sözcük dört Çince karakterden oluşur: shi (只 — "sadece, yalnızca, başka bir şey değil"), kan (管 — "içtenlikle ilgilenmek, gayretle sürdürmek"), ta (打 — "vurmak, etmek, yapmak" — burada "sıkı-sıkı" anlamında pekiştireç), za (坐 — "oturmak"). Tüm bunlar birleştirildiğinde "hiçbir-şeye-tutunmadan-sadece-içtenlikle-otur-mak" anlamı çıkar — Türkçeye en yakın çeviri "sadece oturmak" veya "saf-saf oturmak" olur.
Dogen'in Eihei Kōroku'nde (永平広録 — "Eihei Geniş Kayıtlar") ve özellikle Shōbōgenzō'da (正法眼蔵 — "Doğru-Dharma'nın Gözünün Hazinesi") sistemleştirdiği bu pratiğin teknik öncüsü, Çinli ustası Tiantong Rujing'in (天童如淨, 1163-1228) öğretisidir. Rujing, shēnxīn-tuòluò (身心脱落 — "beden-zihin düşmesi/dökülmesi") ifadesiyle anılan bir aydınlanma deneyimine pratisyenleri götürmek için sıkı bir zazen pratiğini öğretmiş, koan-merkezli kanhua chan yönteminden açıkça ayrılmıştır.
Shikantaza, Çin Caodong mektebinde Hongzhi Zhengjue'nin (1091-1157) sistemleştirdiği mòzhào chán (默照禪 — "sessiz-aydınlanma Chan'ı") pratiğinin doğrudan Japonyaya aktarılmış halidir. "Sessiz-aydınlanma" terimi, koanın aktif-zorlayıcı yoğunlaşmasından farklı bir tutumu — pasif değil ama gayretsiz bir uyanıklığı — gösterir.
Kanonik Kaynaklar
Shikantaza pratiğinin doktrinel temelleri öncelikle Dogen'in eserlerinde bulunur:
Fukanzazengi (普勧坐禅儀 — "Herkese Tavsiye Edilen Zazen İçin Talimatlar", 1227): Dogen'in Çin'den dönüşünden hemen sonra yazdığı ve Sōtō Zen tarihinin temel pratik el-kitabı olan kısa metin. Pratiğin fiziksel ayrıntılarını, zihinsel tutumunu, doktrinel çerçevesini tek bir metinde özetler. Carl Bielefeldt'in Dogen's Manuals of Zen Meditation (1988) çalışması bu metnin metin-eleştirel bir incelemesini sunar; eserin değişik tarihsel revizyonlarını ve Dogen'in kanonik Çin meditasyon el-kitaplarıyla — özellikle Zuochan-yi (坐禪儀) — ilişkisini gösterir.
Shōbōgenzō (正法眼蔵, 1231-1253 arası): Dogen'in 95 fasıllık başyapıtı. Shikantaza üzerine en derin felsefi tartışmalar burada yer alır: "Genjō Kōan" (現成公案 — "Mevcut-Halde Görünen Koan"), "Bendōwa" (弁道話 — "Pratiğin Yolu Üzerine Söyleşi"), "Zazenshin" (坐禅箴 — "Zazen Üzerine İğne"), "Zazengi" (坐禅儀 — "Zazen Talimatı") ve "Sansuikyō" (山水經 — "Dağlar ve Sular Sūtrası") fasılları başta gelir. Kazuaki Tanahashi'nin tüm Shōbōgenzō'nun İngilizceye çevirisini içeren Treasury of the True Dharma Eye: Zen Master Dogen's Shobo Genzo (2010) iki ciltlik standart çalışmadır.
Eihei Shingi (永平清規 — "Eihei Manastır Kuralları"): Dogen'in manastır yaşamı düzeni; pratiğin sosyal-bedensel bağlamını şekillendirir.
Hongzhi'nin Eserleri: Cultivating the Empty Field: The Silent Illumination of Zen Master Hongzhi (2000) — Daniel Leighton'un çevirisiyle Hongzhi Zhengjue'nin sessiz-aydınlanma üzerine şiir ve nesir parçaları. Bu metinler shikantaza'nın Çin kökenini doğrudan gösterir.
Tarihsel Gelişim
Çin Caodong Kökeni
Caodong (曹洞) mektebi, Dongshan Liangjie (807-869) ve öğrencisi Caoshan Benji (840-901) tarafından kurulan Chan Budizm akımıdır. Mektebin doktrinel imzası, "beş rütbe" (五位 wǔwèi) şeması — mutlak ve göreceli arasındaki diyalektik ilişkiyi haritalandıran beş kademeli aydınlanma analizidir. Bu felsefi inceliklere ek olarak, Caodong'un meditasyon-tarzı tarihsel olarak Linji'nin sert-pedagojisinden daha sakin, daha içe-yönelimliydi.
Song hanedanı boyunca, Hongzhi Zhengjue (1091-1157) Caodong'un meditasyon-pratiğini "sessiz-aydınlanma" (mòzhào 默照) adıyla sistemleştirdi. Hongzhi'nin "Sessiz-Aydınlanma Kitabesi" (Mozhao Ming 默照銘) ve "Şanlı Hâl Üzerine Şarkılar" (Hua Yan Shi) gibi şiirsel-pedagojik eserleri, bu pratiğin doktrinel-poetik temelini attı: oturuş eylemi başlı başına Buddha-doğasının ifadesidir; aydınlanma uzakta bir hedef değil, oturmanın kendisindedir.
Hongzhi'nin çağdaşı ve rakibi Dahui Zonggao (1089-1163), Linji mektebinden, kanhua chan (huatou üzerine yoğunlaşma) yöntemini geliştirip mòzhào chán'a sert eleştiriler yöneltti: Dahui'ye göre sessiz-aydınlanma pratisyenleri "sahte bir sakinlik"e gömülerek hakikat-arayışını gevşetiyordu. Bu tarihsel polemik, Çin Chan'ının iç-gerilimini sonradan Japonya'ya da taşıdı.
Dogen'in Çin Yolculuğu (1223-1227)
Dogen Kigen (道元希玄, sonradan Eihei Dōgen olarak anılır), 1200'de Kyoto aristokrasi'sinden bir ailede doğdu. Anne-babasını erken yaşta kaybetti, 13 yaşında Hiei dağında Tendai mektebinde keşiş oldu. Tendai felsefesinin temel paradoksu — "varlıkların hepsi zaten Buddha-doğasındaysa, neden uygulamaya gerek var?" — onu manastırdan ayrılıp gerçek bir öğretmen aramaya itti. Eisai'nin öğrencisi Myōzen ile birlikte 1223'te Çin'e gitti.
Çin'de dört yıl boyunca farklı Chan ustalarını gezerek aradığını bulamadı. Sonunda 1225'te Tiantong dağındaki manastıra geldi ve orada Tiantong Rujing (1163-1228) ile karşılaştı. Rujing'in altında Caodong-Sōtō hattını öğrenip aydınlandı. Klasik anlatıda, Rujing'in bir sabah zazen sırasında yanındaki uyuyan bir keşişe "Zazen, beden-zihin düşmesidir; nasıl uyuyabilirsin?" diye azarlaması, Dogen'in derin-aydınlanmasını tetikledi. "Beden-zihin düşmesi" (shēnxīn-tuòluò / Japonca shinjin-datsuraku 身心脱落) ifadesi sonradan Dogen'in pratik-pedagojisinin merkez kavramına dönüştü.
Japon Sōtō Zen'in Tesisi
1227'de Japonyaya dönen Dogen, ilk on yıl Kyoto çevresinde öğretti. Tendai mektebinden gelen baskı üzerine 1243'te uzak Echizen eyaletine çekildi ve Eihei-ji manastırını (永平寺 — "Sonsuz-Barış Manastırı") kurdu. Bu manastır günümüzde de Japon Sōtō Zen'in iki ana merkezinden biridir (diğeri Yokohama yakınlarındaki Sōji-ji'dir).
Dogen'in Sōtō Zen'i kurma stratejisinin üç önemli ayağı vardı:
Birincisi, sıkı bir manastır pratiği — günlük çok-saatli zazen, törenler, ortak çalışma. Dogen'in Eihei Shingi manastır kuralları, en küçük günlük ayrıntıların — yemek hazırlama, banyo, tuvalet kullanımı — pratik birer fırsat olarak anlaşılması gerektiğini bildirir. "Tenzo Kyōkun" (典座教訓 — "Manastır Aşçısı için Talimatlar") metni, mutfak çalışmasını bile zen pratiğinin tam ifadesi olarak kurar.
İkincisi, koan literatürüne mesafe. Dogen, ilginç biçimde, koanlara karşı değildi — Shōbōgenzō'da kendisi yüzlerce klasik koanı yorumlar. Ancak Rinzai-tipi kanhua çalışmasını — bilmecesel zihin-zorlamasını — reddetti. Dogen'e göre koanlar "şimdiki-anda mevcut-halde görünen koan" (genjō kōan) idi: zaten yaşanan gerçekliğin kendisi, çözülecek bir bilmece değil.
Üçüncüsü, pratik-aydınlanma birliği (shushō-ittō 修証一等). Dogen'in en devrimsel doktrini şudur: pratik (shū 修) ve aydınlanma (shō 証) iki ayrı şey değildir; pratik halihazırda aydınlanmanın ifadesidir. Bu, klasik Mahayana'daki Buddha-doğası öğretisinin (her varlık zaten Buddha'dır) radikal pratik-uygulamasıdır. Zazen oturuşu, aydınlanmaya doğru ilerleyen bir araç değil, aydınlanmanın hâlihâzırda kendisini ifade-edişidir.
Bu üçüncü doktrin, shikantaza'yı diğer meditasyon biçimlerinden ontolojik olarak ayırır. Pratisyen "aydınlanmak için" oturmaz; oturuş, aydınlığın görünüşüdür.
Sōtō Zen'in Sonraki Tarihi
Dogen'in ölümünden (1253) sonra, halefi Koun Ejō (1198-1280) Shōbōgenzō'yu derledi. Üçüncü patrik Tettsū Gikai ve sonradan Keizan Jōkin (1264-1325), Sōtō Zen'i Japonya geneline yaymak için Dogen'in elitist-manastır tutumundan daha esnek bir yola yöneldiler. Keizan'ın Denkōroku (傳光録 — "Işığın İletim Kayıtları") eseri, mektep tarihini şecere-anlatıları aracılığıyla anlatır.
Tokugawa dönemindeki (1603-1868) durağanlık, 18. yüzyılda Manzan Dōhaku (1636-1715) ve Menzan Zuihō (1683-1769) gibi ustaların Dogen-rönesansı ile kırıldı. Bu dönem, Shōbōgenzō'nun yeniden basılması ve doktrinel-metinsel tartışmaların canlanmasını getirdi.
- yüzyılda Sōtō Zen'in Batı'ya aktarımının iki büyük figürü vardır: Kōdō Sawaki (1880-1965) — bohem ve sıra-dışı bir usta; öğrencisi Kōshō Uchiyama (1912-1998), shikantaza pedagojisini Batılı zihne uygun bir dilde yeniden formüle etti. Uchiyama'nın Opening the Hand of Thought: Foundations of Zen Buddhist Practice (2004) eseri, çağdaş bir Sōtō pratisyeni için temel rehberlerden biridir.
ABD'de Shunryū Suzuki (1904-1971) San Francisco Zen Center'ı kurdu (1962). Suzuki'nin Zen Mind, Beginner's Mind (1970) eseri, shikantaza'nın "acemi-zihin" (shoshin 初心) niteliğini ünlü bir formülasyonla popülerleştirdi. Diğer önemli Sōtō öğretmenleri arasında Maezumi Roshi, Reb Anderson, Norman Fischer, Hakuyu Taizan Maezumi, Bernie Glassman ve son dönemde Joan Halifax sayılabilir.
Pratik Uygulama: Nasıl Yapılır?
Fiziksel Hazırlık
Shikantaza'nın klasik biçimi Fukanzazengi'de şöyle tarif edilir:
Mekân: Sessiz, ne çok aydınlık ne çok karanlık, ne çok sıcak ne çok soğuk bir oda. Geleneksel zen merkezlerinde bir zafu (yuvarlak yastık) ve zabuton (kare meditasyon halısı) kullanılır.
Duruş: Tam-lotus (kekka-fuza 結跏趺坐) ya da yarı-lotus (hanka-fuza 半跏趺坐). Sandalye (seiza tipi diz oturuşu veya batı-tipi sandalye) modern bağlamda kabul edilir. Asıl olan dik bir omurga, dengelenmiş bir kalça-açısı, gevşek-fakat-uyanık bir bedenin sağlanmasıdır. Sırt dik, ancak gergin değil. Çene hafifçe içe çekilmiş, baş omurganın doğal uzantısı. Kulaklar omuzlarla, burun göbekle hizalı.
Eller: "Kozmik mudra" (hokkai-jōin 法界定印) — sol el sağ elin üzerinde, başparmaklar hafifçe değecek şekilde bir oval oluşturur. Eller karnın hemen altında, beden ile temas eder durumda tutulur.
Gözler: Yarı açık (Rinzai'de tam açık, bazı diğer Sōtō hatlarda tam kapalı), bakış 1-1,5 metre önde aşağıya doğru, herhangi bir noktaya odaklanmadan yumuşakça düşer.
Nefes: Doğal, burundan, derinleştirmeye çalışmadan. Diafragmatik nefes kendiliğinden derinleşir.
Dil: Üst damağa hafifçe değer (tutulan-nem akışını dengeler).
Zihinsel Tutum
Shikantaza'nın özgün-zorluğu, hiçbir nesnesi olmamasıdır. Vipassana gibi bir teknik adımları, Mu-koanı gibi bir bilmece, mantra gibi tekrar edilecek bir sözcük yoktur. Pratisyen sadece oturur, ve oturmanın kendisi tam pratiktir.
Dogen'in Fukanzazengi'sinden ünlü pasaj: "Düşünmemeyi düşün. Bunu nasıl düşüneceksin? Düşünmenin ötesinde (hi-shiryō 非思量)." Burada üç kademeli bir ayrım yapılır:
- Shiryō (思量 — "düşünme"): Sıradan kavramsal-mantıksal işleme.
- Fushiryō (不思量 — "düşünmeme"): Aktif olarak düşünceyi bastırma çabası.
- Hi-shiryō (非思量 — "düşünmenin-ötesi"): Ne düşünme ne düşünmeme; her ikisini de aşan açık-farkındalık.
Pratisyen düşüncelerle savaşmaz; ama onların peşinden de gitmez. Düşünceler, bulutlar gibi geçer; pratisyen düşüncelerin akışına eşlik etmez, ancak onları zorla durdurmaya da çalışmaz. Bu "gayretsiz gayret" hâli, shikantaza'nın imzasıdır.
Kosho Uchiyama'nın benzetmesi: "Eli açmak gibi (opening the hand of thought)" — pratisyen zihnine geleni sıkıca tutmak yerine, açık-elinde dinlenmesine izin verir. Tutmazsın, ama itmezsin de.
Kalıcı Pratik
Dogen'in geleneğinde, tek bir oturuş uzun değildir (genellikle 30-50 dakika), ancak günlük rutin olarak sürdürülür. Manastırda günde 4-8 saat zazen olağandır. Önemli olan tek bir derin deneyim değil, ömür-boyu sürdürülen sebatlı pratiktir. Dogen Shōbōgenzō'da bunu "gyōji" (行持 — "sürekli-pratik") olarak adlandırır.
Gündelik hayatta zazen-dışı zaman da "meditasyon" olarak yaşanır: yemek yerken yemek, çalışırken çalışmak, yürürken yürümek. Dogen'in Tenzo Kyōkun metnindeki ünlü ifade — "pirinci yıkamak, en yüksek dharmadır" — bu bütüncül-yaşam tutumunu yansıtır.
Manevi Etkileri ve Doktrinel Bağlam
Shikantaza'nın amacı bir "hâl elde etmek" değildir. Bu pratiğin diğer meditasyon biçimlerinden ontolojik farkı, amaç-koymanın kendisinin pratiğin bozulmasına yol açtığını öğretmesidir. Pratisyen ne samādhi'ye, ne kenshō'ya, ne stres-azalmasına ulaşmaya çalışır — sadece oturur.
Doktrinel arka-plan, Mahayana Budizminin iki temel öğretisidir:
Birincisi, tathāgatagarbha / hongaku (本覚 — "özgün-aydınlık") doktrini: Tüm varlıklar zaten Buddha-doğasındadır; aydınlanma yaratılmaz, hatırlanır. Bu nedenle pratik, eksik olanı tamamlamak değil, var olanı ifade etmektir.
İkincisi, prajñā-pāramitā edebiyatı (Heart Sūtra, Diamond Sūtra): Tüm dharmalar boş, kategoriler kayıcı, özler yoktur. "Aydınlanma" diye kavramsal bir hedef koyma, kendisi bir bağlanma türüdür ve pratiği bozar.
Dolayısıyla shikantaza, kendisiyle çelişen bir ifade biçimine sahiptir: "Aydınlanmak için oturma; ama oturmanın aydınlanmadan başka bir şey olmadığını da bilme." Hee-Jin Kim'in Dogen on Meditation and Thinking (2007) çalışması, bu paradoksal yapıyı titiz felsefi analizle inceler.
Shikantaza pratisyeninin tipik gelişim süreci doğrusal değildir. Başlangıçta ağrı, sıkıntı, sayısız dağılan düşünce, uyku-eğilimi olağandır. Aylar ve yıllar geçtikçe, oturuş sırasında zaman-algısı değişir, bedensel-rahatsızlıkla ilişki dönüşür, düşüncelerle özdeşleşme azalır. Bazen ani-içgörü patlamaları (kenshō tipi deneyimler) yaşanabilir, ancak Dogen geleneğinde bunlar takip-edilecek bir hedef olarak öne sürülmez. Aksine: "Eğer kenshō yaşadığını düşünüyorsan, henüz kenshō yaşamadın" — Dogen'in karakteristik paradoksal tutumu.
Karşılaştırmalı Perspektif
Shikantaza ve Rinzai Koan Pratiği
Shikantaza ile Koan Çalışması arasındaki temel ayrım, yoğunlaşma tarzındadır. Rinzai'de pratisyen aktif olarak bir koan üzerinde yoğunlaşır, "büyük şüphe yumağı" (da yi tuan) oluşturmaya çalışır. Shikantaza'da böyle bir aktif-hedef yoktur — sadece açık, gevşek, fakat uyanık bir oturuş.
Ancak modern Sōtō pratisyenleri sıklıkla vurgular: Bu fark, Rinzai'nin "zor" Sōtō'nun "kolay" olduğu anlamına gelmez. Aksine, shikantaza'nın hedef-koymama'sı çoğu zaman daha zordur — çünkü zihnimiz sürekli bir "yapacak iş" arar. Hedefsiz oturmak, kavramsal-aklın en derin alışkanlığına meydan okumaktır.
Shikantaza ve Theravāda Samatha
Theravāda Budizmi'nde samatha (yatıştırma) pratiği — özellikle ānāpānasati (nefes farkındalığı) — bir nesneye (nefes) odaklanmayı içerir. Bu, shikantaza'dan açıkça farklıdır. Theravāda'nın jhāna (derin yoğunlaşma) hâlleri belirli zihinsel-fenomenolojik karakteristiklere sahiptir (vitakka, vicāra, pīti, sukha, ekaggatā). Shikantaza, bu tip yapılı-hâlleri hedeflemez. Buna karşılık vipassanā (içgörü) — özellikle Mahāsi geleneğinde — açık-farkındalık olarak shikantaza ile yapısal yakınlık taşır; ancak Mahāsi'nin etiketleme (noting) tekniği shikantaza'da yoktur.
Shikantaza ve Tibet Dzogchen
Tibet Budizmi'nin Dzogchen ("Büyük Mükemmellik") öğretisi, shikantaza ile derin yapısal benzerlik gösterir. Dzogchen'in temel pratiği trekchö (खྲེགས་ཆོད་ — "kati-kesim"), pratisyenin rigpa (རིག་པ — "saf-farkındalık") doğasına dinlenmesini öğretir — herhangi bir nesnesi, yöntemi, tekniği olmadan. Longchen Rabjam (1308-1364) ve Jigme Lingpa (1730-1798) gibi Dzogchen ustalarının yazıları, Dogen'in shikantaza üzerine yazılarıyla şaşırtıcı koşutluklar taşır: aydınlanma yapılan değil, fark edilendir; pratik araç değil, ifadedir.
Shikantaza ve Hesychasm
Hesychasm (Doğu Ortodoks tefekkür geleneği), Athos Dağı'nın 14. yüzyıldaki Sinaylı Aziz John ve Gregory Palamas üzerinden gelişmiş olan pratiktir. Hēsuchia (Yunanca "sessizlik, durağanlık") — kalbin ve zihnin tam-uyanık bir durağanlıkta dinlenmesi — kavramı, shikantaza'nın "gayretsiz uyanıklık"ı ile koşutluk gösterir. Hesychasm'da "İsa Duası" (kalp duası — prosévchi tou Iēsoú) sıklıkla nesne olarak kullanılır; ancak ileri pratikte nepsis (uyanıklık) ve prosoché (dikkat) artık duayı bile aşan açık-farkındalık olarak yaşanır. Bu boyutta hesychasm shikantaza ile birleşir.
Kallistos Ware ve John Climacus'un eserlerinde anlatılan, Filokalia'nın derlemelerindeki yöntemler, Athos manastırlarındaki sessiz-meditasyon disiplinleriyle birlikte, Doğu Hristiyanlığının shikantaza-tarzı bir kontemplatif gelenek geliştirdiğini gösterir.
Shikantaza ve Sufi Murâkabe
Tasavvuf'taki murâkabe (gözleme, içsel takip) pratiğinin sade-açık-farkındalık biçimi, shikantaza ile yapısal yakınlık taşır. Özellikle Nakşibendi geleneğindeki sessiz zikir-i kalbî (kalp-zikri) ve onun ileri evresi olan murâkabe-i ahadiyet (Tek-lik gözlemi), pratisyenin "hiçbir şeyle meşgul olmadan, sadece Hak huzurunda olma" hâlini hedefler — bu tam shikantaza'nın yapısıdır. İbn Atâillah el-İskenderî'nin Hikem'inde ifade ettiği "durağanlıkta hareket, harekette durağanlık" formülü, Dogen'in Genjō Kōan'ı ile şaşırtıcı paralellik taşır.
Modern Yansımalar
Batı'da Sōtō Zen
Shunryū Suzuki'nin Zen Mind, Beginner's Mind (1970) eseri, shikantaza'yı Batı'da popüler kıldı. Suzuki'nin Kaliforniya'da kurduğu San Francisco Zen Center, Tassajara Zen Mountain Center ve Green Gulch Farm, ABD'de Sōtō Zen'in üç ana merkezini oluşturur. Kōshō Uchiyama ve öğrencisi Shōhaku Okumura (1948-) tarafından kurulan Sanshin Zen Community (Indiana) ve Reb Anderson gibi öğretmenler, sōtō pedagojisini günümüze taşıyor.
Avrupa'da Taizan Maezumi'nin Almanya ve İsviçre'deki halefi olan Genpo Roshi, Bernie Glassman'ın "Sokak Zazen'i" (homeless retreat'leri), Joan Halifax'ın "olarak-olma" pratikleri ve Norman Fischer'in "Mind/Heart Sutra" yaklaşımları shikantaza'nın çağdaş yorumlarını oluşturuyor.
Bilimsel Araştırmalar
Shikantaza'nın nörobilimsel araştırması Vipassana ve mindfulness kadar yoğun olmamıştır; ancak son on yılda artmaktadır. Antoine Lutz ve Richard Davidson'un "open monitoring" (açık-izleme) ile "focused attention" (odaklı-dikkat) meditasyonları arasında yaptığı ayrım, shikantaza'yı birinciye yerleştirir. EEG çalışmalarında, açık-izleme meditasyonunun frontal-pariyetal bölgeler arasında yaygın gamma-bandı senkronizasyonu yarattığı görülür. Default mode network aktivitesinin moderasyonu özellikle ileri pratisyenlerde net biçimde belgelenmiştir.
Felsefi Etkiler
Dogen'in felsefesi, 20. yüzyılda Heidegger, Wittgenstein, Whitehead gibi düşünürlerin Batı felsefesinde açtığı yollar ile şaşırtıcı kavşaklar yarattı. Kyoto Okulu (Nishida Kitarō, Nishitani Keiji, Tanabe Hajime) Dogen'i çağdaş felsefenin ana dilinde yeniden okudu. Hee-Jin Kim, Steven Heine, Carl Bielefeldt gibi Batılı Dogen-uzmanları, Shōbōgenzō'yu Batı felsefi geleneğine sokarak shikantaza'nın doktrinel-felsefi derinliğini açığa çıkardılar.
Türkiye'deki Durum
Türkiye'de Sōtō Zen ve shikantaza pratiği, henüz kurumsallaşmış değildir. Suzuki Roshi'nin Zen Düşüncesi, Acemi Düşüncesi gibi bazı eserlerin Türkçe çevirileri vardır. İstanbul ve İzmir'de küçük zazen-grupları zaman zaman bir araya gelir. Karşılaştırmalı maneviyat çevrelerinde, Mevlana'nın "Diz çök, sessiz ol" beyitleri, Yunus Emre'nin "İlim ilim bilmektir / İlim kendin bilmektir" dizesi gibi sufi-bilgelik ifadelerinin shikantaza-tarzı bir "sade-uyanıklık" çağrısı olarak okunabileceği vurgulanır.
Sonuç: Hedefsiz Olmanın Hedefi
Shikantaza, kendi yapısı içinde bir paradoksu taşır: hedefsiz olmaya "karar veren" pratisyen, hâlâ bir hedef koymaktadır. Bu paradoks, Dogen'in pedagojisinde iletilemez ama yaşanan bir gerçek olarak çözülür. Pratisyen, sebatlı bir oturuşla, paradokstan çıkmak yerine paradoksun içinde yaşamayı öğrenir. Mevcut-an ile geleceğin, pratik ile aydınlanmanın, yapan ile yapılanın ayrı olmadığı bir görü-tarzı kendiliğinden filizlenir.
Eihei Dōgen'in Genjō Kōan'daki ünlü pasajı bunu özetler:
"Buddha-yolunu çalışmak, kendini çalışmaktır. Kendini çalışmak, kendini unutmaktır. Kendini unutmak, on bin şey tarafından aydınlatılmaktır. On bin şey tarafından aydınlatılmak, kendi beden-zihninin ve başkalarının beden-zihninin düşmesidir."
Bu, Shikantaza'nın özüdür: aydınlanma için oturmak değil, oturmanın kendisi olarak aydınlanmak.