Lao Tzu (Laozi)
Tao Te Ching'in atfedildiği yarı-efsanevî Çinli bilge (geleneksel olarak MÖ 6. yy); Wu Wei (eylemsiz-eylem) doktrininin ve Taoizm'in pîri kabul edilir, tarihsel mevcudiyeti tartışmalıdır.
Lao Tzu (Laozi)
Hayatı — Veya Yokluğu
Lao Tzu (老子, "Yaşlı Üstad", Pinyin: Lǎozǐ; Türkçe'de Lao-tse, Laozi) Çin geleneğinin en muammalı figürlerinden biridir. Ona dair en eski biyografik anlatı Han hânedanı tarihçisi Sima Qian'ın Shiji (史記, Tarih Kayıtları, ~MÖ 94) eserinin 63. bölümündedir; ancak Sima Qian'ın kendisi bile hocanın kimliğinden emin değildir: "Bazıları onun Lao Dan olduğunu söyler, bazıları başka birinin... Bazıları yüz altmış yıl, bazıları iki yüz yıl yaşadığını anlatır."
Geleneksel anlatıya göre Lao Tzu:
- MÖ 6. yüzyılda yaşadı, Konfüçyüs (MÖ 551-479) ile çağdaştı
- Henan eyaletinde, Chu devletinin Ku bölgesinde, Quren köyünde doğdu
- Zhou hânedanı sarayında arşivci (守藏室之史, shǒu cáng shì zhī shǐ) olarak çalıştı — yani Çin'in en eski belgelerinin koruyucusu
- Konfüçyüs onu ziyaret etti; bu görüşme Zhuangzi ve Liji gibi metinlerde dramatize edilir
- Hânedan çöküşüne yakın bir dönemde batıya, Hangu Geçidi'ne (Çin'in batı sınırı) yöneldi; geçit muhafızı Yin Xi, yaşlı bilgenin gidişinin Çin için kayıp olacağını fark ederek ondan öğretisini yazmasını rica etti; Lao Tzu beş bin karakterlik Tao Te Ching (道德經, Yol ve Erdem Kitabı) metnini yazıp ona verdi ve batıya, bilinmeyen bir yöne doğru kayboldu
Bu son sahne — bir su-mandalın üzerinde batıya kaybolan yaşlı bilge — Çin sanatının en sevilen motiflerinden biri olmuştur; ipek tabaklara, mürekkep tablolarına, jade küçük heykellere konu olmuştur. Bu motif sembolik olarak çok yüklüdür: bilge, son sözünü söyleyip kendini-ortadan-kaldıran bir tipolojidir; eser bırakır ama kendisi kaybolur. Bu, Hızır ya da İlyâs motiflerine — kaybolan-ama-her-yerde-olan bilge tipolojisine — yapısal olarak yakındır.
Modern Tarih Eleştirisi
Modern filolojik araştırma (özellikle A. C. Graham, Disputers of the Tao, 1989) Lao Tzu'nun tarihsel mevcudiyetini ciddi şekilde sorgular:
- Lunyu'da (Konfüçyüs'ün öğrencilerinin derlemesi) Lao Tzu'ya hiçbir gönderme yoktur
- Tao Te Ching'in dili ve kavram yapısı MÖ 6. yüzyıldan ziyade MÖ 4.-3. yüzyıla işaret eder
- "Lao Dan" adı muhtemelen çoklu yazarın bir kolektif takma adı olabilir
- Guodian Bambu Şeritleri (1993 keşfi, ~MÖ 300) Tao Te Ching'in bilinen en eski versiyonunu verir, ancak bu versiyon Wang Bi versiyonundan epey farklıdır — metnin bir süreç içinde oluştuğuna işaret eder
- Sima Qian'ın kendisi üç farklı "Lao Tzu" adayı sayar (Lao Dan, Lao Laizi, ve bir tarih bilinmeyen kişi) — Han döneminde bile kimlik karışıktı
Bugünkü uzlaşı: Lao Tzu bir kişi değil, bir gelenek-figürüdür. Belki bir tarihsel çekirdek vardır (Lao Dan adlı bir arşivci?), ama Tao Te Ching çoklu elden, birkaç yüzyıl boyunca biçimlenmiş bir metindir. Bu durum, Homeros ve İlyada-Odisseia için yapılan tartışmaya yapısal olarak çok benzer — yazar mı, gelenek mi? sorusu burada da aynı şekilde yanıtsız kalır. Aynı tartışma Süleyman'a atfedilen Vâiz/Kohelet kitabı, Davud'a atfedilen Zebur, Hermes Trismegistos'a atfedilen Hermetik Külliyat için de geçerlidir; antik gelenekte yazar adı bir metin-otoritesi etiketidir, ille de tarihsel bir kişi değildir.
Öğretisinin Özü
Lao Tzu'ya atfedilen öğreti Taoizm'in (道教, Dàojiào; aynı zamanda 道家, Dàojiā, "Tao Okulu") felsefî çekirdeğini oluşturur. Üç anahtar kavram:
Tao — Yol
Tao (道, "yol") Lao Tzu'da iki düzeyde işler:
- Adsız Tao — Söylenemeyen, kavranamayan, tüm varlığın kaynağı olan gerçeklik. Tao Te Ching'in açılışı, bu noktanın ölümsüz formülüdür: 道可道, 非常道; 名可名, 非常名 (dào kě dào, fēi cháng dào; míng kě míng, fēi cháng míng) — "Söylenebilen Tao, gerçek Tao değildir; isimlendirilebilen ad, gerçek ad değildir."
- Adlandırılabilir Tao — Bu temel gerçekliğin tezahürü olan evrenin kendi yolu, doğanın ritmi, şeylerin akışı.
Bu iki düzey arasındaki ayrım, Vahdet-i Vücud geleneğindeki Zât-Sıfât ayrımına yapısal olarak çok yakındır. İbn Arabî'de Zât (özün özü) ve onun tezahürü olan Sıfât (isimler) ayrımı vardır; Tao Te Ching'de de adsız Tao (zât) ve adlanan Tao (sıfât) ayrımı vardır. Aynı şekilde Kabala'da Ein Sof (sınırsız) ile Sefirot tezahürleri arasındaki ayrım, ve Advaita'da Nirguna Brahman (sıfatsız) ile Saguna Brahman (sıfatlı) ayrımı bu üçlü ile birlikte karşılaştırmalı mistisizmin temel yapısını oluşturur.
Tao Te Ching bölüm 25: "Bir-şey var, biçimsiz ve tam, gökten önce doğmuş; sessiz ve boş, kendi başına duruyor, değişmeden, sonsuz dolaşıyor, ama yorulmuyor. O annedir gök ve yerin. Adını bilmiyorum; ona Tao diyeyim — zorlanarak ona 'büyük' diyeyim." Bu pasaj, negatif teoloji (apophatik teoloji) örneklerinin en eskilerinden biridir: bir şey olduğu söyleniyor, ama neye benzediği söylenemiyor; sadece etrafı çizilebiliyor. Pseudo-Dionysius Areopagite'in Tanrı hakkındaki olumsuz teolojisi ("Tanrı şu-bu değildir, ne-bu ne-şudur, bizim her dediğimizin ötesindedir"), 800 yıl önce Tao Te Ching'de aynı yapıyla mevcuttur.
Wu Wei — Eylemsiz Eylem
Wu Wei (無為, wú wéi) Lao Tzu'nun en derin ve en yanlış-anlaşılan kavramıdır. Birebir tercümesi "eylemsizlik"; doğru tercümesi "zorlamasız eylem", "akışla uyumlu eylem", "egonun değil, doğanın eylemi".
Lao Tzu'nun favori metaforu su'dur (Tao Te Ching 78): "Dünyada hiçbir şey sudan daha yumuşak ve daha verimsiz görünmez; ama serti kırmak için ona denk hiçbir şey yoktur." Su yontmaz, ama taşı yontar; su zorlamaz, ama vadiyi oyar; su düşmanına direnmez, ama hiçbir engel onu durduramaz. Wu wei budur: direncin olmadığı, ama gücün olduğu bir varoluş biçimi.
Batı'da "eylemsizlik" diye yanlış çevrilen wu wei, atalet değildir; bilinçli, dikkatli, ama egosuz bir eylem türüdür. "Otururken durur gibi gözükür, ama hareket eder; yürürken hareket eder gibi gözükür, ama durağandır." Bu paradoksal yapı, Zen geleneğine — özellikle Japon Zen'inde mushin (無心, "zihinsizlik") kavramına — doğrudan miras kalmıştır.
Wu wei'nin İslâmî-tasavvufî paraleli tevekkül (Hakk'a tam teslimiyet) ve fenâ-fillâh (Hakk'ta yok olma) kavramlarıdır. Bir mutasavvıfın "el-fakîr lâ-hareketu lehu" (gerçek fakirin hareketi yoktur — yani onun hareketi Hakk'ın hareketidir) deyişi, neredeyse kelime-kelime bir wu wei tanımıdır. Mevlana'nın Mesnevî'sinde "sen yürüme, seni yürüttürsünler" mısraı da aynı içgörüyü ifade eder. Şeyh Ahmed-i Sirhindî'nin "vücûd-ı zıllî" (gölge-varlık) anlayışı veya Yunus Emre'nin "benim adım dertli dolap, suyum akar yalap yalap / böyle emreyledi Çalap, derdim vardır inilerim" mısraındaki zorlanmadan-akan fail metaforu, Tao Te Ching'in su-imgesiyle yapısal olarak akrabadır.
Wu wei'nin önemli bir kuralı: "yapmıyor görünür, ama yapılmamış hiçbir şey kalmaz" (Tao Te Ching 37: wú wéi ér wú bù wéi, 無為而無不為). Bu, en yüksek eylemin kendini reklam etmediği, çabasız ve sonuçlu olduğunu söyler. Modern psikolojide Mihaly Csikszentmihalyi'nin "flow" (akış) kavramı — kişi-eylem-zaman ayrımının yumuşadığı, yapan yokmuş gibi yapan hâl — wu wei'in modern bilimsel-psikolojik yeniden-ifadesidir.
Te — Erdem-Güç
Te (德), genellikle "erdem" diye çevrilir; ama burada Konfüçyüsçü ahlâkî-erdemden farklı bir şey kastedilir. Te, Tao'nun bir varlıkta tezahür eden gücüdür — yani bir şeyin kendi doğasına uygun olarak var olması. Bir bambunun te'si esnekliktir; bir kayanın te'si sertliktir; bir bilgenin te'si sukûnettir. "Tao Te Ching" başlığını "Yol ve Onun-Tezahür-Gücü Kitabı" olarak okumak daha doğrudur.
Te ile Tao arasındaki ilişki, İbn Arabî'nin zât-esmâ (öz-isimler) ilişkisine paraleldir; nasıl ki Hak'kın isimleri Zât'ın belirli özelliklerinin tezahürüdür, te de Tao'nun belirli bir varlıktaki tezahürüdür. Doğu klasik düşüncesinde "te" aynı zamanda hükümdarın etkili-gücü anlamına gelir; iyi yöneticinin emir vermesi gerekmez, te'si yeterlidir; topluluk onun manyetik alanında düzene girer.
Üç Hazine
Tao Te Ching 67'de Lao Tzu üç hazinesini (三寶, sānbǎo) sayar:
- 慈 cí — Şefkat, anaç sevgi
- 儉 jiǎn — Tutumluluk, sadelik
- 不敢為天下先 bùgǎn wéi tiānxià xiān — Dünyada öne çıkmaya cesaret etmemek (yani alçakgönüllülük)
Bu üç hazine, Pavlus'un sevgi-imân-ümit üçlüsü, Buda'nın metta-karuna-mudita-upekkha dörtlüsü ve İslâm'ın "hayâ imandandır" hadisi ile karşılaştırılabilecek ahlâkî bir çekirdek oluşturur. Özellikle üçüncü hazine — öne çıkmamak — Konfüçyüsçü junzi'nin tam tersi olarak görünür; aslında derinde ise aynı erdemin (alçakgönüllülük) farklı vurgulu ifadesidir. Junzi de "kendini öne sürmez", ama çağrıldığında hazır olur; Lao Tzu'nun bilgesi ise çağrıldığında bile arka planda kalır.
Yumuşak ve Düşük Yer
Lao Tzu'nun pedagojik metaforları sürekli alçaltıcı ve yumuşatıcıdır: vadi, dişi (hayvan), su, nehrin denize akışı, bebek. Tao Te Ching 28: "Erkeği bil, dişiyi koru; dünyanın vadisi ol." Bölüm 76: "Yaşayan insan yumuşak ve esnektir; ölü sert ve gerilidir... Bu nedenle sertler ölümün arkadaşıdır, yumuşaklar yaşamın arkadaşı." Bu dişi-vadiyi-yumuşaklığı yücelten metafor sistemi, Çin felsefesinin yin-yang dengesinde yin tarafını öne çıkarır; klasik Çin'in patriyarkal toplumunda bu, radikal bir tutumdur.
Önemli Eserleri — Tao Te Ching
Tao Te Ching (道德經) yalnızca seksen bir kısa bölüm, yaklaşık beş bin karakterdir — yani Türkçe'de orta boy bir broşür uzunluğundadır. Ama yoğunluğu ve şiirsel sıkışıklığı onu dünya edebiyatının en çok çevrilen ikinci kitabı yapmıştır (İncil'den sonra; en az 250 dile, 1000+ farklı İngilizce çeviri).
Metinsel olarak üç ana versiyon vardır:
- Wang Bi versiyonu (~MS 250) — Klasik standart; "Tao" bölümü önce, "Te" bölümü sonra (1-37, 38-81). Genç-dahi Wang Bi'nin (226-249) yaptığı şerh, Çin felsefe tarihinin en etkili yorumlarından biridir.
- Mawangdui ipek el yazmaları (~MÖ 170, 1973 keşfi) — "Te" bölümü önce, "Tao" bölümü sonra. Bu versiyonun varlığı, kanonik Wang Bi sıralamasının orijinal olmadığını gösterdi.
- Guodian bambu şeritleri (~MÖ 300, 1993 keşfi) — En eski; sadece metnin yaklaşık üçte birini içerir. Bu, Tao Te Ching'in katmanlı oluştuğunun kanıtıdır.
Metin yapısal olarak Konfüçyüsçü-sosyal etiği değil, doğa-evren ile uyumlu hükümdarlık ve bireysel manevî yetişme öğretir. Bölüm 17'de yöneticilik dereceleri çizilir: "En iyi hükümdar, varlığı dahi bilinmeyendir; ondan sonrası, sevilen; ondan sonrası, korkulan; en kötüsü, hor görülen." Wu wei'in siyasî yansımasıdır bu — yönetmemek-yöneterek. Modern siyaset felsefesinde James C. Scott'ın Seeing Like a State (1998) eserindeki devletin yüksek-görünürlük-müdahaleciliği eleştirisi, Lao Tzu'nun bu öğretisinin uzak bir akrabasıdır.
Kitabın şiirsel yapısı da önemlidir: kafiyeler, paralel-yapılı çiftler, çift-anlamlı sözcükler, ironik tersine-çevirmeler. Bu yapı çevirmenler için bir kâbus, okuyucular için bir sevinçtir. Ursula K. Le Guin'in 1997'deki A Book About the Way and the Power of the Way çevirisi, bu şiirsel yapıyı İngilizcede yakalamış nadir çevirilerden biridir.
Karşılaştırmalı Perspektif
Konfüçyüs ile Kontrast
Konfüçyüs ile Lao Tzu arasındaki kontrast Çin medeniyetinin temel polaritesini oluşturur:
| Eksen | Konfüçyüs | Lao Tzu |
|---|---|---|
| Birim | Toplum, aile, devlet | Doğa, evren, kişisel bilinç |
| Yöntem | Ritüel (li), öğrenme | Wu wei, geri çekilme |
| Hedef | Ahlâkî beyefendi (junzi) | Bilge (zhenren, 真人) |
| Eylem | Aktif düzenleme | Akışa katılma |
| Dil | Açık-didaktik | Paradoksal-imgesel |
| Sosyal duruş | Saray, memuriyet | Geri çekilme, münzevi |
| Zaman | Tarih, gelenek | Doğa, çevrim |
| Cinsiyet (sembolik) | Yang ağırlıklı | Yin ağırlıklı |
Bu kontrast bir karşıtlık değil, bir bütünleyiciliktir. Konfüçyüsçü Çinli sabah memurluğa gider, akşam Tao'yu okur. "Memurken Konfüçyüsçü, emekliyken Taoist, ölünce Budist" özdeyişi bu içiçeliği anlatır. Wang Bi ve onun kuşağındaki Xuanxue ("Karanlık Öğreti") akımı, Lao Tzu'nun Konfüçyüsçü kanunla birlikte okunabileceğini iddia etti; Lunyu ile Tao Te Ching aynı bilgenin (Konfüçyüs ve Lao Tzu) iki vurgusu olarak anlaşıldı. Bu sentez, Tang-Song dönemi entelektüel kültürünü şekillendirdi.
Tevekkül ve Vahdet-i Vücud ile Karşılaştırma
Lao Tzu'nun wu wei'i ile İslâm'daki tevekkül — Hakk'a tam teslimiyet — arasında önemli bir paralellik vardır. Her ikisi de:
- Bireysel iradeyi daha-büyük bir akışın içinde eritir
- Sahip olmama ile özgürlük arasında bir bağ kurar
- Pasifizm değil, egosuz aktiflik öğretir
- Sonucun garanti edilmediğini, ama uyumun kendisinde bir bereket olduğunu söyler
Ancak fark da kritiktir: Tevekkül şahsî bir Tanrı'ya teslimiyettir; wu wei ise gayri-şahsî bir Tao'ya uyumdur. Yine de İbn Arabî'nin Hakk anlayışı bu farkı yumuşatır — onun "Hakk"ı şahsî olduğu kadar gayri-şahsîdir de.
Vahdet-i Vücud ile Tao Te Ching arasındaki paralellikler daha da derindir. Toshihiko Izutsu'nun klasik Sufism and Taoism (1983) eseri, Lao Tzu ve Zhuangzi ile İbn Arabî'yi aynı metafizik yapının iki ifadesi olarak okur. Her iki sistemde de:
- Söylenemeyen-Mutlak (Tao / Zât) vardır
- Bu Mutlak, isimler-tezahürler aracılığıyla görünür ("adlandırılabilen Tao" / Esmâ-i ilâhiyye)
- İnsanın yolu, bu tezahür-katmanlarını aşıp özün özüne dönmektir (zhenren / insân-ı kâmil)
- Dil yalnızca bir iskeledir; içselleştirildiğinde bırakılır
- Bireyin özüyle Mutlak'ın özü arasında derin bir homoloji vardır (Tao insanda da var; Hak'tan bir nefes insanda da var — "nefahtu fîhi min rûhî")
Izutsu bu paralelliği "karşılıklı aydınlatma" (mutual illumination) yöntemiyle inceler — yani iki sistemi birbirini açıklayan iki anahtar olarak okur. Bu yöntem, karşılaştırmalı mistisizmin altın standardı olmuştur.
Yunus Emre'nin "İlim ilim bilmektir, ilim kendin bilmektir" mısraı ile Tao Te Ching 33: "Başkalarını bilen akıllıdır; kendini bilen aydınlatılmıştır" arasındaki örtüşme, sadece fikrî değil, poetik bir akrabalıktır.
Heraclitus ile Karşılaştırma
Panta rhei ("her şey akar") diyen Heraclitus ile Tao Te Ching'in "sürekli değişim" vurgusu arasındaki benzerlikler Antik Yunan-Çin karşılaştırmasının klasik örneklerinden biridir. "Aynı nehre iki kez giremezsin" söyleyişi, Tao Te Ching 78'in su-imgesi ile zihinsel olarak çok yakındır. Heraclitus'un enantiodromia (zıtların birbirine dönüşmesi) kavramı, Tao Te Ching 58'in "talihsizlik talihin dayandığı yerdir; talih talihsizliğin gizlendiği yerdir" söyleyişiyle yapı olarak aynıdır.
Heraclitus'un logos'u ile Tao'nun bir karşılaştırması özellikle ilgi çekicidir; her ikisi de evreni düzenleyen bir konuşmamış-konuşma veya logos'tur. Martin Heidegger geç dönem yazılarında Heraclitus ve Lao Tzu'yu birlikte okur; Was heißt Denken? (1954) ve Aus der Erfahrung des Denkens (1947) gibi eserlerinde her iki kaynağa atıflar bulunur.
Bhagavad Gita ile Karşılaştırma
Bhagavad Gita'da Krishna'nın Arjuna'ya öğrettiği karma-yoga (eylemin sonucundan vazgeçerek eylem yapma) doktrini, wu wei ile yapısal olarak çok yakındır. Bhagavad Gita 2:47: "Senin hakkın eylemdir, sonuçlarda değil; sonucu eylemin sebebi yapma, eylemsizliğe de bağlanma." Bu, Lao Tzu'nun "yapmadan yapma" doktrininin Hindu versiyonudur. Her iki sistem de eylem-sonuç bağını koparmayı öğretir; bu kopma, kişiyi sonucun esiri olmaktan kurtarır ve eylemi saflaştırır.
Modern Etkisi
Lao Tzu'nun mirası ikiye ayrılır:
- Felsefî Taoizm (Dàojiā) — Tao Te Ching ve Zhuangzi temelinde, entelektüel-meditatif bir gelenek
- Dinî Taoizm (Dàojiào) — MS 2. yüzyıldan itibaren oluşan, ölümsüzlük arayışları, simya, ritüel pratikler içeren halk dini
Lao Tzu, dinî Taoizm'de Tài Shàng Lǎo Jūn (太上老君, "Yüce Yaşlı Üstad") olarak ilahileştirildi — yani Tao'nun bir tezahürü, kozmik bir varlık olarak kabul edildi. Bu, Buda'nın Mahayana'da kozmik figüre dönüştürülmesi sürecine paraleldir. Tang döneminde imparator hanedanı (Li ailesi) kendi soyunu Lao Tzu'ya bağladığını iddia etti; Lao Tzu "Xuanyuan Emperor" unvanıyla resmen kutsallaştırıldı.
Dinî Taoizm'in pratikleri:
- Neidan (內丹, iç-simya) — bedensel-zihinsel pratikler yoluyla ölümsüzlüğün iç-aleminde yetişme
- Waidan (外丹, dış-simya) — kimyasal-mineralojik simya, ölümsüzlük iksiri arama
- Qigong — nefes-enerji çalışması, chi/qi (氣) dolaşımının düzenlenmesi
- Taijiquan (Tai Chi) — hareket meditasyonu
- Fengshui (風水) — mekân-enerji düzenleme
Bu pratikler, Tasavvuf'taki latîfeler-zikir-mücâhede üçlüsüne yapısal olarak benzer; her iki gelenekte de beden bir manevî laboratuvardır. Joseph Needham'in monumental Science and Civilisation in China serisi, Taoist simyanın modern kimyanın doğuşuna olan katkılarını ayrıntılı belgeler.
Batı'daki resepsiyon 18. yüzyılda Cizvit misyonerlerin (Joachim Bouvet) çevirileriyle başladı; 19. yüzyılda James Legge'in akademik çevirisi (Sacred Books of the East serisi, 1891) ile genişledi; 20. yüzyılda Aldous Huxley'in Perennial Philosophy (1945) eserinde Tao Te Ching, dünya mistisizminin merkezî kaynaklarından biri olarak çerçevelendi. Hermann Hesse'nin Glasperlenspiel (1943) romanında Doğu bilgeliğinin Batı'ya entegrasyonu sahneleri, Lao Tzu'nun Avrupa edebiyatındaki yansımalarıdır.
Özellikle 1960-70'lerde Alan Watts ile Batı'da popüler bir Taoizm dalgası başladı; bu dalga Karşı-Kültür, Zen ilgisi, Beat şairleri (Gary Snyder), eko-felsefe ve daha sonra derin ekoloji akımıyla iç içe geçti. Lao Tzu'nun "doğanın yolu"na uyum öğretisi 21. yüzyıl ekolojik krizinde yeniden okunan bir metin oldu. Çevre-aktivisti Wendell Berry, eko-feminist Vandana Shiva, yavaş-yemek hareketinin Carlo Petrini gibi düşünürler — hepsi bir biçimde Lao Tzu'nun mirasçısıdır.
Çağdaş felsefede Roger Ames & David Hall'un Dao De Jing: A Philosophical Translation (2003) eseri Tao Te Ching'i Batı'nın metafizik kategorilerinden ziyade süreç-felsefesi (Whitehead, Dewey) içinden okur; bu yaklaşım, kitabı pasif-mistik bir metin olmaktan çıkarıp aktif-felsefî bir tartışma metnine dönüştürür. Ames-Hall, Tao Te Ching'i "varlık" (being) değil, "oluş" (becoming) felsefesi içinde okumayı önerir; Tao değişmez bir töz değil, sürekli akan bir süreçtir.
İş dünyasında bile Lao Tzu okunmaktadır: The Tao of Leadership, The Tao of Pooh, The Tao of Physics (Fritjof Capra, 1975 — kuantum mekaniğiyle Doğu mistisizmi paralelliğini kuran ünlü kitap) gibi popüler eserler Lao Tzu'yu yönetim teorisinden fizik felsefesine kadar yaymıştır. Bu popüler-okumalar bazen yüzeyseldir, ama metnin canlı kaldığını göstermesi açısından önemlidir.
Lao Tzu'nun en sade ve en derin sözü, bütün öğretisinin özetidir: 知人者智, 自知者明 (zhī rén zhě zhì, zì zhī zhě míng) — "Başkalarını bilen akıllıdır; kendini bilen aydınlanmıştır." Sokrates'in "kendini bil"i, Yunus Emre'nin "ilim kendin bilmektir / bilmezsen bu nice okumaktır" mısraı ile aynı çekirdeği taşıyan bu söz, doğunun ve batının ortak çağrıdır — bütün hikmet bir kişinin kendi içine yönelmesinde başlar. Lao Tzu için bu iç-yönelim aynı zamanda doğaya-uyumdur; çünkü Tao zaten her şeyde, dolayısıyla insanda da, mevcuttur. Kendine dönmek, evrene dönmektir; bireysel meditasyon, kozmik bir hâdisedir.