Önemli Şahsiyetler

Ādi Şankara

8. yüzyıl güney Hindistanlı bilge; Advaita Vedanta felsefesinin sistematik kurucusu; Brahmasūtra-Bhāṣya yazarı ve dört Maṭha düzeninin müessisi.

100 bağlantı İleri Önemli Şahsiyetler Haritada göster → ⌛ 8. yüzyıl

Ādi Şankara

Hayatı

Ādi Şankara (Sanskritçe: Ādi Śaṅkarācārya; ~MS 788-820), Hint düşünce tarihinin en etkili figürlerinden biri ve Advaita Vedanta geleneğinin sistemleştiricisidir. Geleneğe göre güney Hindistan'ın Kerala bölgesinde, bugünkü adıyla Kaladi köyünde, Nambūdiri Brahman ailesinden doğmuştur. Doğum ve ölüm tarihleri tartışmalıdır: geleneksel hesaplama 788-820 yıllarını verirken, bazı akademisyenler 7. yüzyıl sonu (650-700) ya da 9. yüzyıl başı tarihlendirmesini önerir. Karl Potter'ın Encyclopedia of Indian Philosophies (Cilt III) çalışmasında belirttiği gibi, sıkı bir biyografik kesinlik elde etmek zordur; çünkü çeşitli Şankara-vijaya ("Şankara'nın Zaferi") adlı geleneksel hagiografik metinler — Mādhava'nın Saṃkṣepa-Śaṅkara-Vijaya'sı, Ānandagiri ve Cidvilāsa'nın versiyonları — efsanevi öğeleri tarihsel verilerle iç içe sunar.

Geleneksel anlatıya göre Şankara, daha bebekken babası Śivaguru'yu kaybetmiş, annesi Āryāmbā tarafından yetiştirilmiştir. Çok küçük yaşta — sekiz yaşında — saṃnyāsa (dünyadan vazgeçiş) yemini etmiştir. Bu ani vazgeçiş kararının arkasındaki meşhur efsane, küçük Şankara'nın Pūrṇā nehrinde yıkanırken bir timsah tarafından yakalanması ve annesine "izin verirsen ben şu an saṃnyāsi olarak öleyim, yoksa timsah beni alacak" diye söylediği rivayetidir; annesi rıza gösterince timsahın çocuğu serbest bıraktığı söylenir.

Genç Şankara, hocası Govinda Bhagavatpāda'yı — kendisi efsanevi Gaudapada'nın öğrencisi — Narmadā nehri kıyısında bulmuştur. Gaudapada, Māṇḍūkya-Kārikā (Māṇḍūkya Upaniṣad üzerine 215 beyitlik şerh) yazarı olup, Advaita'nın ajāti-vāda (doğmamışlık öğretisi) zeminini atan kişidir; dolayısıyla Şankara, hocası Govinda aracılığıyla doğrudan Gaudapada'nın çizgisinde yer alır. Şankara, hocasının elinde brahmacarya eğitimini tamamlamış, ardından Varanasi'ye (Kāśī) geçerek burada öğretisini geliştirmiş ve ilk öğrencilerini kazanmıştır.

Varanasi sonrası Şankara'nın hayatı, kıtanın dört bir köşesine — kuzeyde Badrinath (Himalayalar), doğuda Puri (Bengal körfezi), güneyde Śṛṅgeri (bugünkü Karnataka) ve batıda Dvārakā (Gujarat) — digvijaya ("yön zaferi", yani felsefi tartışmalarla geleneklere yayılma) yolculuklarıyla geçer. Her bu noktada bir maṭha (manastır-eğitim kurumu) tesis etmiş, ardından geleneğin merkezleri haline gelmiştir. Otuz iki yaşında — yine geleneğe göre — Kedarnath (kuzey Hindistan'ın Himalayalardaki) bölgesinde mahāsamādhiye (büyük çekilme, ölüm) ulaşmıştır. Bu erken ve görkemli hayat, Hint geleneğinde Şankara'yı bir tür insan üstü bilge-aziz (mahāpuruṣa) konumuna yerleştirmiş; bazı kollar onu Şiva'nın bir tezahürü (avatāra) olarak görür.

Öğretisinin Özü: Advaita Vedanta

Şankara'nın merkezi öğretisi, non-dualizm anlamına gelen Advaita doktrinidir. "A-dvaita" Sanskritçe'de "ikilik-değil" demektir; öğretinin özü şu radikal tezdir: Brahman (mutlak, sonsuz, koşulsuz gerçeklik) ile Atman (bireysel kişinin en derin özü, ben'in özü) aynıdır. Bu özdeşliği klasik Chāndogya Upaniṣad'ın mahāvākyası (büyük söyleyiş) — Tat tvam asi: "O sensin" — özetler. Brihadāraṇyaka Upaniṣad'ın Aham Brahmāsmi ("Ben Brahman'ım") ifadesi ve Aitareya Upaniṣad'ın Prajñānam Brahma ("Bilinç Brahman'dır") söyleyişi de aynı özdeşliği farklı açılardan ifade eder.

Şankara'nın bu özdeşlik tezi, sıradan deneyimle açık bir çelişki içindedir: Ben kendimi sınırlı, doğan-ölen, bedenle bağlı bir varlık olarak algılarım; oysa Brahman sonsuz, koşulsuz, ezelî ve ebedîdir. Şankara bu çelişkiyi avidyā (cehalet/bilgisizlik) kavramıyla açıklar. Avidyā, sıradan bilincin Brahman'ı parçalanmış, sınırlı, çoğul dünya olarak yanlış algılamasıdır. Bu yanlış algılayışın klasik analojisi rajju-sarpa-nyāya (ip-yılan analojisi): karanlıkta yerde yatan bir ipi yılan sanan kişi, korkar ve panikler — oysa ip her zaman ip kalmıştır; yılan asla gerçekten var olmamıştır. Aynı şekilde, avidyā ile sıradan bilinç dünyayı çoğul ve parçalı algılar; oysa altta yatan tek gerçeklik daima Brahman'dır.

Bu çerçevede Maya kavramı kilit önemdedir. Maya, Brahman'ın yaratıcı-örtücü gücüdür; ne gerçek ne gerçek-değil (sad-asad-vilakṣaṇa); o, mithyā (görünüş, illüzyon) düzeyindedir. Eliot Deutsch'un Advaita Vedānta: A Philosophical Reconstruction (1969) eserinde vurguladığı gibi, Şankara'nın maya kavramı naif bir "dünya yoktur" doktrini değildir; aksine epistemolojik bir kategoridir — dünya pratik düzeyde (vyavahārika) gerçektir, ama mutlak düzeyde (pāramārthika) Brahman'a indirgenir.

Şankara, gerçekliğin üç düzeyini ayırt eder:

  1. Pāramārthika satya (mutlak gerçek): Yalnızca Brahman vardır.
  2. Vyavahārika satya (pratik/işlevsel gerçek): Sıradan dünya, fenomenal varlıklar — avidyā devam ettiği sürece bu düzlemde işlev görür.
  3. Prātibhāsika satya (yanılsamalı gerçek): Hayaller, rüyalar, ipte görülen yılan gibi açıkça yanılsamalı görünüşler.

Moksha (kurtuluş, özgürleşme), avidyā'nın jñāna (bilgi, ama özellikle deneyimsel-doğrudan bilgi: aparokṣānubhūti) yoluyla yok edilmesidir. Şankara için moksa, ölümden sonra ulaşılacak bir durum değil; zaten her zaman olan özdeşliğin (Atman-Brahman birliği) doğrudan farkına varılmasıdır — bu yüzden jīvanmukti (yaşarken kurtuluş) öğretisi merkezîdir.

Önemli Eserleri

Şankara, kısa hayatına rağmen olağanüstü bir eser bütünü bırakmıştır. Karl Potter'ın bibliyografik çalışmasında belirttiği üzere, geleneksel olarak Şankara'ya atfedilen yüzlerce eser arasında akademik konsensüsle ona ait sayılanlar şunlardır:

1. Bhāṣyatraya (Üç Şerh)

Şankara'nın prasthāna-traya (Üç Temel) olarak adlandırılan klasik Vedānta literatürünün üç ana kaynağı üzerine yazdığı şerhler:

2. Upadeśasāhasrî (Bin Öğreti)

Şankara'nın bağımsız bir eser olarak kaleme aldığı, hem şiir hem nesir bölümleri içeren öğretici metin. Adhyāropa-apavāda yöntemiyle (üst-atıf ve geri-çekme: önce sıradan dile uyarak öğretmek, sonra bu öğretiyi daha derin olarak iptal etmek) öğrenciye Brahman bilgisinin nasıl iletileceğini gösterir. Akademisyenler tarafından Şankara'nın otantik eserleri arasında en güvenle saptanmış olanıdır.

3. Vivekacūḍāmaṇi (Ayırt Edişin Tac-Mücevheri)

Geleneksel olarak Şankara'ya atfedilse de bazı çağdaş akademisyenler bu eseri sonraki bir Şankara-okulu öğretmenine atfeder. 580 beyitlik bu metin, Advaita pratiğinin pedagojik bir özetidir: öğrenci-hoca diyalogu biçiminde ilerler ve viveka (ayırt etme), vairāgya (vazgeçiş), ṣaṭ-sampatti (altı manevi servet — śama huzur, dama öz-denetim, uparati dünyadan çekilme, titikṣā sabır, śraddhā iman, samādhāna zihin yoğunlaşması) ve mumukṣutva (özgürleşme arzusu) gibi temel pratik kategorileri ayrıntılı şekilde işler.

4. Stotra ve İlahiler

Şankara'ya atfedilen otuza yakın stotra (övgü ilahisi) vardır; başta Dakṣiṇāmūrti Stotra, Bhaja Govindam, Saundarya-Laharī (bu sonuncusu Şākta geleneğine yönelik, Şankara'ya atfı tartışmalıdır). Bu ilahilerin Advaita pratiğindeki rolü, bhaktinin (bağlılık) bilgi yolundaki başlangıç ve eşlik edici fonksiyonunu gösterir; Şankara'nın jñāna-merkezli sistemi bhaktiyi reddetmez, onu sādhana (manevi pratik) içinde değerli sayar.

Dört Maṭha ve Sampradāya Düzeni

Şankara'nın felsefi etkisinin yanı sıra kurumsal mirası da büyüktür. Hindistan'ın dört yönüne — digvijaya yolculukları sırasında — kurduğu Dasanāmī Sampradāya'nın ("On Adın Topluluğu") dört ana merkezi:

  1. Śṛṅgeri Śāradā Pīṭha (güney, Karnataka)
  2. Dvārakā Pīṭha (batı, Gujarat)
  3. Govardhana Pīṭha (doğu, Puri, Odisha)
  4. Jyotirmaṭha (kuzey, Uttarakhand'da Badrinath civarında)

Her maṭha belirli bir Veda'ya, belirli bir mahāvākyaya ve belirli bir manevi alt-geleneğe bağlıdır; bu yapı bin yıldan uzun bir süredir Advaita geleneğinin canlı bir kurumsal omurgasını oluşturmuştur. Her maṭha'nın başında bir Şankarācārya — Şankara'nın manevi halefi — bulunur; bu unvan günümüze kadar devam eden bir manevi-otoriter kurumdur.

Dasanāmī geleneği aynı zamanda on alt-isim altında — Sarasvatī, Bhāratī, Purī, Tīrtha, Āśrama, Vana, Araṇya, Giri, Parvata, Sāgarasaṃnyāsilerin örgütlendiği bir manastır sistemi geliştirmiştir. Bu örgütlenme, Hindistan tarihinde dünyadan vazgeçişi sistematik bir disiplin haline getirmiş ve manevi-eğitimsel sürekliliği günümüze taşımıştır.

Karşılaştırmalı Perspektif: Advaita ve Vahdet-i Vücud

Şankara'nın Advaita öğretisi ile İslam mistik düşüncesinin zirvesi olan İbn Arabî'nin (1165-1240) Vahdet-i Vücud (varlığın birliği) öğretisi arasındaki yapısal yakınlık, karşılaştırmalı maneviyat araştırmalarının klasik konularından biridir. Her iki öğreti de şu ortak tezde buluşur: çoğul görünen dünya, tek bir mutlak gerçekliğin tezahüründen ibarettir.

İki sistem arasındaki yapısal paralellikler:

Toshihiko Izutsu'nun Sufism and Taoism (1983) ve daha açık olarak A Comparative Study of the Key Philosophical Concepts in Sufism and Taoism (1966-67) eserlerinde gösterdiği gibi, bu yapısal benzerlikler tarihsel-doğrudan etkilenme değil; mistik deneyimin evrensel yapısının (Schuon'un terimi: philosophia perennis) farklı dillerde, farklı kavram örgüleriyle dile getirilmiş örnekleridir.

Perennial felsefe geleneği — özellikle Frithjof Schuon, René Guénon ve Ananda Coomaraswamy — bu yapısal yakınlığı, dünya mistik gelenekleri arasındaki aşkın birlikin (transcendent unity of religions) en güçlü kanıtlarından biri olarak değerlendirir. Schuon, The Transcendent Unity of Religions (1948) eserinde Advaita'yı Sufi Vahdet-i Vücud ile yan yana, batinî (esoterik) düzeyin iki ifadesi olarak okur.

Fark noktaları da önemlidir: Şankara'nın sistemi kozmolojik yaratım (ex nihilo değil, fakat vivarta: zahirî dönüşüm) anlatısı bakımından İslamî teolojiden farklıdır; ayrıca Advaita'da kişisel Tanrı (Īśvara) saguṇa Brahman düzeyinde — yani bir noktada aşılan — bir kategoridir, oysa İslamî Tasavvuf'ta Allah daima merkezdedir. Bu farkları silmemek kaydıyla, yapısal yakınlıklar derin bir karşılaştırmalı mistik felsefe alanını açar.

Önemli Karşıtları ve Sonraki Vedānta Okulları

Şankara'nın Advaita yorumu, Hindistan'da hemen tek kabul edilen Vedanta yorumu olmadı. Sonraki yüzyıllarda iki büyük karşıt sistem ortaya çıktı:

Bu üç sistem — Advaita, Viśiṣṭādvaita, Dvaita — birlikte klasik Vedanta'nın üç ana okulunu oluşturur. Tartışmalar yüzyıllar boyu Hint felsefi geleneğinin merkezinde kalmıştır.

Modern Etkisi

Şankara'nın etkisi modern dönemde de canlılığını korumuştur. 19-20. yüzyılın Neo-Vedanta (Yeni-Vedanta) hareketi, Şankara'nın klasik Advaita'sını modern dünyaya, özellikle Batı'ya, sunmuştur. Bu hareketin merkezinde iki figür yer alır:

  1. Vivekananda (1863-1902): Ramakrishna'nın baş öğrencisi, 1893 Chicago Dünya Dinler Parlamentosu'nda yaptığı tarihi konuşmayla Hindu felsefesini Batı'ya tanıtmıştır; Advaita Vedanta'yı praktik, sosyal-etik, evrenselci bir öğreti olarak yeniden formüle etmiştir.
  2. Ramana Maharshi (1879-1950): Tiruvannamalai'de yaşamış, vicāra (sorgulama: "Ben kimim?") pratiğiyle modern Advaita'nın yaşayan bir örneğini sunmuş; Şankara'nın jñāna-yolunu self-inquiry (öz-sorgulama) olarak yeniden hayata geçirmiştir.

Bu iki figür, Şankara'nın 8. yüzyıl sistemini 19-20. yüzyıl global manevi-felsefi konuşmasının merkezine taşımıştır. Çağdaş Neo-Advaita hareketleri (Nisargadatta Maharaj, H.W.L. Poonja, Adyashanti) bu mirasın doğrudan veya dolaylı devamcılarıdır.

Ayrıca Şankara'nın felsefesi Batı'da, Arthur Schopenhauer'in (özellikle Die Welt als Wille und Vorstellung, 1818) Upanishad-Vedanta okumalarından beri, ciddi bir akademik ve felsefi ilgiyle karşılaşmıştır. Paul Deussen'in Das System des Vedānta (1883) ve sonradan Eliot Deutsch, Karl Potter, S. Radhakrishnan, Bina Gupta gibi araştırmacılar Şankara üzerinde sistematik akademik çalışmalar üretmişlerdir.

Türkiye'de Şankara üzerine kapsamlı akademik literatür henüz sınırlıdır; ancak İbn Arabî ile karşılaştırmalı çalışmalar — özellikle Mahmud Erol Kılıç, Ekrem Demirli ve karşılaştırmalı din çalışmaları yapan akademisyenler aracılığıyla — son yıllarda artmaktadır. Toshihiko Izutsu'nun Türkçe'ye çevrilmiş eserleri (özellikle İbn Arabî'nin Fusus'undaki Anahtar Kavramlar) bu karşılaştırma için iyi bir başlangıç noktası sunar.

Şankara'nın Pratik Manevi Mirası

Şankara yalnız bir filozof değil; aynı zamanda praktik bir öğretmen idi. Upadeśasāhasrî ve Vivekacūḍāmaṇi gibi eserlerinde, soyut metafizik analizden çok, öğrencinin doğrudan Atman-Brahman özdeşliğini kavraması için pedagojik bir yol haritası sunar. Bu yol haritasının üç ana evresi şunlardır:

  1. Śravaṇa (dinleme): Geleneksel öğretmen-öğrenci ilişkisinde, guru (öğretmen) tarafından sözlü olarak iletilen Vedanta öğretisinin dikkatle dinlenmesi.
  2. Manana (düşünme/akıl yürütme): Dinlenen öğretinin tarka (mantık) ile incelenmesi; tüm itirazların ve soruların ele alınıp giderilmesi.
  3. Nididhyāsana (sürekli derin meditasyon): Akıl yürütme ile berraklaşmış olan öğretinin, meditasyon yoluyla doğrudan deneyimsel bilgiye (aparokṣānubhūti) dönüştürülmesi.

Bu üç-aşamalı yapı, Şankara'nın bilgi (jñāna) yolunu salt teorik değil, deneyimsel-pratik bir disiplin olarak tasarladığını gösterir. Modern bağlamda bu yapı, meditasyon ve tafakkur pratiklerinin felsefi-mistik bütünlüğüne klasik bir örnektir.

Felsefi Tartışma Geleneği: Şankara'nın Polemikleri

Şankara'nın çalışmaları yalnız sistematik bir Advaita inşası değil; aynı zamanda dönemin rakip felsefi okullarına karşı sistematik bir polemik içerir. Brahmasūtra-Bhāṣya başta olmak üzere şerhlerinde Şankara şu okullarla doğrudan tartışmaya girer:

Bu polemik gelenek, Şankara'nın sistemini yalnız bir bilge'nin sezgisi değil; aynı zamanda titiz felsefi argümantasyon zemininde kurmuş olduğunu gösterir.

Vivarta-Vāda: Şankara'nın Kozmolojik Doktrini

Klasik Vedanta'nın kozmolojik tartışmalarında üç ana pozisyon vardır: Pariṇāma-vāda (gerçek dönüşüm: Brahman gerçekten dünyaya dönüşür — Ramanuja'nın Viśiṣṭādvaita'sında olduğu gibi); Ārambha-vāda (yeni-başlangıç teorisi: Tanrı dünyayı ayrı bir töz olarak yaratır — Nyāya-Vaiśeṣika); ve Şankara'nın benimsediği Vivarta-vāda (zahirî dönüşüm: Brahman aslında değişmez, dünya yalnızca onun zahirî tezahürüdür).

Vivarta-vāda'nın en açık örneği klasik rajju-sarpa-nyāya (ip-yılan analojisi)'nde görülür: İp aslında yılana "dönüşmez"; sadece yanlış algı tarafından yılan olarak "görünür". Yılan, ipin gerçek bir dönüşümü (pariṇāma) değil; zahirî bir tezahürü (vivarta)'dur. Aynı şekilde, Brahman dünyaya "dönüşmez"; sadece avidyā yüzünden çoğul dünya olarak "görünür". Bu doktrin, Şankara'nın metafiziğinin omurgasıdır ve onu hem Hindu, hem Budist alternatif sistemlerden keskin şekilde ayırır.

Şankara ve Çağdaş Bilim-Felsefe Köprüleri

20-21. yüzyılda Şankara'nın Advaita'sı, çağdaş bilim ve bilinç-felsefesi tartışmalarıyla ilginç köprüler kurmuştur. Üç önemli alana değinilebilir:

1. Kuantum Mekaniği ve Gözlemci-Tartışması

Fizikçi Erwin Schrödinger'in What Is Life? (1944) ve My View of the World (1961) eserlerinde Upanishad-Vedanta ile kuantum gözlemci paradoksu arasında doğrudan paralellikler kurduğu meşhurdur. Schrödinger'in Heisenberg ve Bohr ile yapığı tartışmalarda, gözlemci-gözlemlenen düalitesini aşan birleşik bir bilinç-zemini gerekliliğini, Schrödinger Advaita Vedanta'nın Atman = Brahman özdeşliği ile temellendirmiştir. Bu okuma sonradan David Bohm, John Bell ve Bernardo Kastrup gibi düşünürler tarafından genişletilmiştir.

2. Bilinç Felsefesi ve "Zor Problem"

David Chalmers'ın the hard problem of consciousness (1995) çerçevesinde, fiziksel beyin süreçlerinin neden ve nasıl subjektif deneyimi doğurduğu sorusu modern bilinç felsefesinin merkezindedir. Bernardo Kastrup'un The Idea of the World (2019) ve Why Materialism Is Baloney (2014) gibi çalışmaları, Advaita Vedanta'nın bilincin temel olduğu tezini — cit (bilinç) Brahman'ın doğasıdır — modern "analitik idealizm" olarak yeniden formüle eder. Bu çerçevede Şankara'nın 8. yüzyıl metafiziği, 21. yüzyıl bilinç tartışmasının canlı bir tarafıdır.

3. Nörobilim ve Meditasyon Araştırmaları

Francisco Varela, Evan Thompson ve Antonio Damasio'nun embodied cognition (bedenleşmiş biliş) çerçevesindeki çalışmaları, Vedanta ve Budist meditasyon geleneklerinden gelen birinci-tekil-kişi içgörülerini, üçüncü-tekil-kişi nörobilim verileriyle karşılaştırmaya açar. Şankara'nın jñāna yolundaki nididhyāsana (sürekli derin meditasyon) evresi, nörobilim tarafından ölçülen meditatif farkındalık halleriyle yapısal benzerlikler taşır.

Şankara'nın Estetik ve Sanatsal Mirası

Genellikle az tartışılan bir boyut, Şankara'ya atfedilen şiir-ilahilerin (stotra) Sanskrit edebiyatındaki estetik değeridir. Bhaja Govindam ("Govinda'yı Övüyorum") — gençlere yaşlanmanın gelmeden manevi yola koyulmaları çağrısında bulunan 33 beyitlik ilahi — Hint kültüründe en çok söylenen dini metinlerden biri olmuştur. Saundarya-Laharī ("Güzelliğin Dalgası"), 100 beyitlik bir Devî övgüsü; klasik Sanskrit şiirinin remarkable örneklerindendir. Bu ilahiler Şankara'nın bhakti boyutunu — jñāna-yolunun yanında bağlılık ve estetik-mistik coşkunluğu — gösterir; öğrencileri için soyut metafiziği duygusal-kalpçı bir kanal eşliğinde ulaştırılabilir kılar.

Guru Hindistan'ın geleneksel klasik müziğinde (özellikle Karnatik-müzik) bu stotralar bestelenmiş; Tyāgarāja'dan M.S. Subbulakshmi'ye kadar uzanan büyük sanatçılar tarafından icra edilmiştir. Bu yön, Şankara mirasının yalnız felsefi-kurumsal değil, müzikal-poetik bir kültürel-yaşam akışı olarak da süregelmesidir.

Kapanış: Şankara'nın Yeri

Ādi Şankara'nın 8. yüzyılda — kısa bir hayata sığdırdığı muazzam felsefi-kurumsal mirası ile — Hint düşünce tarihinde tuttuğu yer, Aristoteles'in batı felsefesindeki ya da İbn Arabî'nin İslam mistik düşüncesindeki yerine benzetilebilir. Bir tarafta sistemleştirici aklın titizliği, diğer tarafta mistik sezginin derinliği — bu ikisinin yaratıcı sentezi Şankara'nın özgün katkısıdır. Brahmasūtra-Bhāṣya'nın açılış cümlesi olan "Athāto Brahma-jijñāsā" ("Şimdi bundan dolayı Brahman bilgisinin sorgulanması") sözüyle başlayan yolculuk, tüm Vedanta geleneğinin ve onun aracılığıyla küresel karşılaştırmalı maneviyatın temel bir köşe taşıdır.

İlgili Kavramlar

Advaita · Vedanta · Brahman · Atman · Maya · Upanishad · Bhagavad-Gita · Gaudapada · Brahmasutra · Mandukya Upanisad · Ramana Maharshi · Vivekananda · Vahdet-i Vücud · İbn Arabî · Perennial · Tecellî · Fena · Beka · Şiva · Bhakti